Hayal Dükkanı

Gece Gündüz
A A

Hayal Dükkanı

Redik yetimhanenin penceresinden çıkıp kaçmıştı. Sırtında çantası, elinde ip yumağı düşmüştü yollara, 12 yaşında fakat oldukça olgundu. Düzgün konuşması, tavırları ve olaylara yaklaşımı ile tüm çocuklardan seçilirdi. Kimsesi yoktu, yedi aylık iken yetimhaneye bırakıldığı söylenirdi. Redik tüm bunlara rağmen umut doluydu, bir amacı vardı çünkü. Hayal kuramadığı için “Hayal Dükkanı” denen yeri bulmak istiyordu.

Aylarca yol gitti, sokaklarda uyudu, önüne bıraktıkları bozuk paralarla karnını doyurmaya çalıştı. Umudu tükenmek üzere olsa da buna rağmen yılmadan aramaya devam etti. Kış da gelmişti, uyuyacak yer aradı ama bulamadı. Yol kenarındaki kartonları alıp çöp konteynerinin altına serdi sonra, kar üstüne yağmasın diye de birini alıp konteynerin üzerine koydu.

Soğuktan uyuyamayan Redik yetimhanedeyken uykuya dalmak için yaptığı ip yumağı numarasını aklına getirdi, hayal kuramadığı için iple istediği şeye şekil verir, uykusu gelene kadar da tekrarlardı. Bu sefer kartonun üzerinde iple bir şömine yaptı, baktıkça ısındı, ısındıkça uykuya daldı.

Redik sekiz yaşında iken, yetimhanedeki bakıcılar toplanıp çocuklara hikayeler anlatırdı. Perili orman, büyüme iksiri, hayal dükkanı gibi bir çok hikaye. Redik en çok Hayal Dükkanı’nı severdi, bakıcıdan her seferinde aynı hikayeyi anlatmasını isterdi.

Uzun zaman önce hayal kuramayan genç bir adam varmış, gözlerini kapatıp hayal etmeye çalışsa da olmuyormuş. Adam hayal kurmayı en çok kaybettiği ailesini görmek için istiyormuş, eğer hayalini kurabilirse yaşamak için nedeni olacakmış. Huzursuz geçen yıllar, uykusuz geceler genç adamı oldukça üzüyormuş. Sonra bir gün Hayal Dükkanı diye bir yer açmış evinin yanında, küçük şişelere hapsettiği kokular sayesinde insanların unutulmaya yüz tutmuş anılarını geri verirmiş. Anıları canlanan insanlar hayal etmete başlar, hayal kuramayanlar bile bu sayede mutlu olurmuş. Fakat genç adam hala hayal kuramaz, ailesini unutmaya başladığı için daha çok üzülürmüş. Dükkanına yardımcı bir çocuk almış, çocuk adamın aksine uçsuz bucaksız hayaller kurarmış. Bir gün çocuğun tezgahın üzerinde uyuyup kaldığını görmüş, yüzünden de belliymiş yine kim bilir ne hayal kuruyormuş. Gözleri dolan çocuğun bir damla gözyaşını küçük şişelerden birine alıp saklamış, başta cesaret edemese de sonunda gözyaşının tadına bakmaya karar verir. Tuzlu bile değilmiş, genç adam hayretler içinde odasına gidip uyumaya çalışmış. Tam o an annesi ile oynadığını hayal etmiş, ilk kez hayal kurmuş işte genç adam. Ertesi gün ne hayal ettiğini sormuş çocuğa, annesi ile oynadığını söylemiş çocuk. Genç adam her gece çocuğun gözyaşlarını şişelere doldurup, onun kurduğu hayallerin aynısını kurarak mutlu olmaya çalışmış. Ailesi ile birlikte olma hayalleri genç adamı oldukça mutlu ediyormuş. Topladığı gözyaşlarını dükkanın en gizli köşesine saklayıp, küçük de bir not yazmış üstüne.. Saat geç oldu hadi uyu artık Redik!

-Bu mu yazıyordu notta?

-Hayır küçük adam, bu yazmıyordu 🙂

-Ne yazıyordu peki? Söylemeden uyumam!

-Tuzlu olan gözyaşları acı hayaller, diğerleri de mutlu hayaller kurmanıza yardımcı olur.

-Ben bir gün gidip o dükkanı bulacağım ve hiç görmediğim ailemi hayal edeceğim, sonsuza kadar mutlu olacağım!

-Ah be küçüğüm.. Yeniden uyanınca ne olacak peki?

-Hepsini içeceğim, bu dünyaya dönmek istemiyorum. Hayallerime hapsolup orada yaşayacağım.

Redik sabah olunca, üzerini kar kaplamış dükkanlara tek tek isimlerini sordu, akşam olmasına rağmen hala istediği ismi duymamıştı. Geceyi geçirmek için yıkık dökük bir yer buldu, çivili tahtaları kaldırıp kenara atarken fazla gürültü çıkardığını fark etti. Daha sessiz yapmaya uğraşırken birinin onu izlediğini gördü.

-Kimsiniz?

-Bunu benim sormam gerekmiyor mu delikanlı?

-Uyumak için buradayım, yarın gideceğim. Sahibi siz misiniz?

-Hayır, sadece yandaki ev benim. Burası eskiden beri kimsesizdir, çok eskiden ismi Hayal Dükkanı imiş, pek çok kişi farklı hikayeler anlatır.

-Benim aradığım yer burası! Aylardır yollardayım.

-Aklını mı kaçırdın çocuk? Anlatılanlar basit bir hikaye. Ben eskiden pederdim, senin gibi akılsız çocukları döverek akıllandırırdım.

-Yalan söylemek günahtır peder, çocukları vurmak da öyle.

-Günah olduğu doğru, fakat kötü insanlar günah işlemekten çekinmez evlat.

-Neden günahkar olmayı seçtiniz peder?

-Günahkar olmayı seçmedim evlat, günahkar olmaktan başka yolum yoktu.

-Seçimleri kendin yaratırsın, sen sadece korkularının arkasına saklanmayı seçmişsin.

-Senin kadar cesaretli olmadığım için bir günahkar olarak öleceğim.

-Günahkar oluşunuzun arkasında saklanmayın.

-Yazık olacak sana küçük adam…

Redik uyanınca dükkanın her yerini aradı, bulduğu kutuyu açmak için pederden yardım istedi.

-Açmaya gücüm yetmedi.

-Benim de gücüm yetmeyebilir evlat, en iyisi bunu hiç açmayalım.

-Hayal kurup bu diyardan temelli gideceğim peder, açmam lazım.

-Dinlemiyorsun çocuk! Farkında değilsin ama bu yaptığın hayal kurmanın ta kendisi. Bu kutuyu bulma hayali kurdun, sonra hayalini gerçekleştirdin ve bitti!

-Bitsin istemiyorum, ebedi hayalden bahsediyorum peder.

-Hayal değil rüya olur bu, sen sonucunu bilmediğin bir işe kalkışıyorsun! Hiç düşünüyor musun? Nasıl olur diye, düşünüyor musun?

-Düşünmek, beklemek, uyumak, uyanmak ağır geliyor peder. Ben o büyülü dünyaya gitmek istiyorum, aç kutuyu!

-Sana nasıl bir hikaye anlattılar bilmiyorum, Hayal Dükkanı insanlara mutluluk getirirmiş, huzurlu uyumalarını sağlarmış. Bir gün şişelerin hepsini içen insanlar hiç uyanmamışlar, bu yüzden dükkan kapatılmış diye söylentiler dolanır.

-Ben yıllarımı, Hayal Dükkanı’nı bulup kimsesizliğimi hayallerimle dindirmek için harcadım. Bu gün onu buldum, aç lütfen.

-Delinin tekisin evlat, gereksiz cesaretin bedelini ağır ödemenden korkuyorum. Al bak içindekilere!

-Tam bakıcımın anlattığı gibi, söylenti değilmiş. Bu şişelerin hepsini içince tüm acılarım bitecek, sonsuz hayallerin içinde mutlu olacağım. Sizi unutmayacağım, hayal dünyama beklerim.

-Ne desem boş değil mi evlat? Sadece yapmanı istemiyorum.

-Söyleyecek bir şey yok artık, sözün bittiği yerdeyiz peder…

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...