Eden Grimaldi – Part 8

Gece Gündüz
A A

Eden Grimaldi – Part 8

Saatini almadan çıkıp giden Wesley, Grimaldi malikanesine doğru gelmeye başlar. İnce gömlek üzerine giydiği siyah uzun paltosu rüzgarda dalgalanır. çenesine kadar gelen kumral saçları, yüzüne düşüp savrulur. Haddinden fazla beyaz olan teni, soğuk havalarda çok renksiz ve solgun görünüyor.

Bahçenin kapısını kilitleyen Stan, karşıdan gelenin müfettiş yardımcısı olduğunu görünce korkuya düşer. Kilidi açıp içeri davet eder, titrek sesi ile gelme nedenini sorar.

-Gecenin bir saati burda ne arıyorsunuz?

-Eden Grimaldi’yi görmek için geldim.

-Müfettiş nerde?

-Yorgun olduğu için gelemedi, ne o! Yoksa beni kanun adamı olarak görmüyor musunuz?

-Yok hayır, tabi buyrun geçin.

Wesley malikaneye girer girmez, hızlı adımlarla merdivenden yukarı çıktı. Stan ona yetişmeye çalıştı fakat ayağı yüzünden arkada kaldı, bayan Eden’na haber vermesi gerektiğini söylese de, sesini duyuramadı. Wesley tek tek odaları dolaştı, bakmadığı son odanın kapısını aralayıp içeri göz attı. Oda karanlıktı ve oldukça hoş kokuyordu. İçeri geçip lambayı yaktı, bu an yatakta uzanmış Eden’ı uyurken gördü. Wesley, sandalyeyi çekip piyanonun başına oturdu ve çalmaya başladı. Stan nefes nefese kapıyı açıp içeri girdi, Eden irkilip yataktan kalktı.

-Bu! Bu adam! Odanıza izinsiz girdi!

-Tamam Stan sakin ol, ben hallederim. Dışarı çık ve içeri kimseyi alma!

Wesley olan biteni umursamadan çalmaya devam ediyordu, Eden çekmecesini açıp küçük beyaz şişesini aldı. Gözlerine birer damla döktü, şişenin bittiğini görünce sinirlendi. Ona, çalmayı kesmesini söyledi. Wesley durdu, yüzünü Eden’na doğru döndü. Gülümseyerek eli ile saçını yüzünden çekti. Eden onu görünce şaşırdı, çünkü çalanın Haden olduğunu zannetmişti. Korkarak arkaya doğru çekildi.

-Siz kimsiniz!?

-Yapmayın bayan! Beni tanıyorsunuz, bu oyunun amacı ne?

-Tanımıyorum, kim olduğunuzu söyleyin! Fakat..

-Ne?

-Sesiniz tanıdık geliyor.

-Ben müfettiş Thomas Black’in yardımcısıyım, ismim Wesley. Sizinle bir hafta önce tanışmıştık, size sorular sormuştum.

-….Evet hatırladım, sadece bir an korkudan unutmuşum. Ama siz neden böyle terbiyesizce davranıp odama izinsiz girdiniz?

-Sıkıldım bu kedi fare oyunundan! Sizden gerçekleri öğrenmeye geldim.

Wesley ses tonunu yükselterek ayağa kalktı, paltosunu çıkarıp sandalyenin üzerine koydu ve devam etti.

-Umarım bu gece sorularımın cevabını bulabilirim bayan Eden, aksi taktirde sizi üzmek istemem..

Wesley’ye dikkatle bakan Eden onu duymuyordu sanki. Bakışları onun ince ellerine, beyaz solgun tenine, yüzüne düşmüş saçlarına kilitlenmişti. Eden ona doğru gelip oturdu, evet! O yakından gerçekten çok güzel görünüyor, gözleri ne kadar da ışıklı ve keskin.. Eden’ın onu dinlemediğini gören Wesley, omuzundan tutup sarstı.

-Bayan Eden!!

Eden sanki yeni uyanıyormuş gibi kendine geldi.

-Affedin, uzun süredir sizin gibi bir gençle karşılaşmamıştım.

-Haden Charles de benim kadar genç biri, neden onu saymıyorsunuz?

-O sizin gibi değil çünkü, umutsuz bir müzisyen sadece.

-Bence erken karar veriyorsunuz.

-Demin Beethoven’den mi çalıyordunuz? 1905 gençliği içinde adeta bir yıldız gibi parlıyorsunuz..

-Evet, müziğin prensidir benim için. Ayrıca bu iltifatları hak etmiyorum bayan, bunları umutsuz aşığınıza söyleseniz daha iyi olur.

-Neden bu denli nefret dolusunuz? Güzellik yüzünüzde, ay gözlerinizde hayat bulmuşken neden?

-Sizi ilgilendirmez, sorularıma cevap alınca gideceğim.

-Yarın öğlen gelin, o zaman sorularınıza yanıt alabilirsiniz.

Wesley hışımla paltosunu alıp çıktı, onun ardında bıraktığı rüzgar Eden’ın yüzünü okşadı. Uzun yıllardır onu böylesine etkileyen biri ile tanışmamıştı, Wesley’nin çok genç olması Eden’ın umrunda değildi. Bu gece o, genç adamın hayali ile yıllar sonra ilk kez huzurla uyuyacaktı..

Wesley karanlık sokaklarda dolaşırken, Eden’ın tepkilerini analiz ediyor, söylediklerini düşünüyordu. O tam bir yalancı! Yüzümü ilk kez görüyormüş gibi davranması neydi! Ama ama yüz ifadesinden hiç de öyle olduğu görünmüyordu, ya ilk defa görüyorsa? O zaman o.. Hayır! Eğer öyleyse nasıl bir anda tekrar görür? Bu kadın neler çeviriyor.. Düşünceleri ile boğuşan Wesley eve doğru gitmeye başladı.

Bahçenin arkasındaki kapıyı açmaya çalışan Haden’ın saatler süren uğraşı boşa çıkmıştı, Stan’in bahçeye indiğini görünce sessizce dolanıp malikaneye girdi. Eden için çıkıp çalması gerektiğini hatırlayınca deliye döndü, odanın kapısına hafifçe vurdu. Ses gelmeyince kapıyı açmaya çalıştı, tam bu an Eden’ın sesi duyuldu.

-Odanıza dönün lütfen, çalmanızı istemiyorum. Endişelenmeyin, çalmayı unuttuğunuz için size karşı sinirli değilim.

Bunu duyan Haden, üzgün bir şekilde odasına gitti. Bütün kapılar onun için kapalıdır, artık tüm bunları kaldırmakta zorluk çekiyordur. Ne kendini sevdirebiliyor, ne de ona kıyabiliyordu. Genç müzisyen kalbinin acısını dindiremiyordu, gümüş bıçağını alıp malikaneden ayrıldı. Stan, müzisyenin ağaçların arasında kayboluşunu izlerken tedirginliğe kapıldı..

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...