Eden Grimaldi – Part 4

Gece Gündüz
A A

Eden Grimaldi – Part 4

Stan, tavanı tamir edecek birini bulmak için malikaneden ayrıldı. Bu sırada Haden, merdivenlerden yukarı çıkıyordu. Kapıyı açık görünce izin almadan içeri girdi, Eden’ı piyano başında görünce sessizce onu izlemeye başladı. Eden Mozart’ın dördüncü sonatını çalmaya başlar, kulaklarına inanamayan Haden şaşkınlıkla eserin bitmesini bekler. Dakikalar sonra piyanonun başından kalkan Eden, pencerenin önüde oturup yağmuru izler.

-Siz nasıl?

Eden yüzünü çevirmeden izlemeye devam eder.

-Böylesine kusursuz çalmanıza rağmen neden piyano öğretmenine ihtiyaç duydunuz?

-Sabahları benim için piyano çalacak birine ihtiyacım vardı aslında.

-Neden kendiniz çalmıyorsunuz?

-Geceleri saçlarınız nasıl görünüyor bay Haden?

-Anlamadım?

-Sabahları olduğu gibi parlak ve canlı mı?

-Daha siyah görünüyor, ama neden sorduğunuzu anlamadım.

-Siz yetenekli birisiniz, geleceğin ünlü piyanistlerinden olacağınıza şüphem yok. Bana karşı beslediğiniz duygulardan vaz geçin, çok gençsiniz daha..

-Bunu yapamayacağımı biliyorsunuz, aşk kontrol edebileceğimiz basit bir şey değildir.

-Aşk hakkında ne biliyorsun genç Charles?

-Size kadar hiçbir şey bilmiyordum, yüzünüzü gördükten sonra..

-Sonra?

-Kalbim de beynim de patlayacak hale geldi, aşk öğrenilmez bayan Eden. Sadece olur, ve bir kere oldu mu unutulmaz.

-Fazla iyimser olmanızı hayat tecrübenize ve yaşınıza bağlıyorum. Beni yalnız bırakın lütfen.

-Neden yüzüme bakmıyorsunuz?

-Yaşlı, kırışık dolu yüzümü görünce ne olacak?

-Benim için güzelliğiniz tarif edilemez, cevapsız bıraktığınız sorular beni çok endişelendiriyor.

-Lütfen gidin artık!

Haden çaresizce odayı terk eder, bu sırada malikanenin kapıları açılır. Aşağı inen Haden, müfettiş Thomas’la karşılaşır.

-Gecenin bir yarısı burada ne arıyorsunuz müfettiş?

-Bu gece yeni bir cinayet daha işlendi, sizleri uyarmak için ben ve yardımcım Wesley sizi haberdar etmek için geldik.

-Bu gün malikaneden ayrılan biri oldu mu?

Tam bu an, tamamen su içinde kalmış Stan içeri girdi.

-Bu saatte dışarda ne işiniz vardı Stan?

-Bay müfettiş bir sorun mu var?

-Hala cevabınızı bekliyorum.

-Tavanı tamir edebilecek bir usta aramak için çıkmıştım.

-Eliboş dönmüşsünüz, yolda ilginç bir olaya rastladınız mı?

-Usta bulamadım malesef, hayır rastlamadım.

-Bayan Eden’ı çağırmanız mümkün mü Stan?

-Hiç sanmıyorum bayım!

-Sakin ol Stan, bay Thomas’a çay ikram edin.

-Bayan Grimaldi sessizlik konusunda çok beceriklisiniz.

Merdivenlerde duran Eden, salona geldi. Stan’in çay servisinden sonra, müfettiş Thomas onları tekrar sorgulayacağını belirtti.

-Aman tanrım sizleri yardımcım Wesley ile tanıştırmayı unutmuşum, sorguda bize eşlik edecek. Wesley benim kadar katı değildir, onu seveceğinize eminim. Artık çaylarımız da bittiğine göre sorguya geçebiliriz, önce bayan Eden sonra siz eski dostum.

-Boynunuzdaki tırnak izini açıklayabilir misiniz bayan?

-Kriz anında kendime zarar verdim.

-En son malikaneden ne zaman çıktınız?

-Yıllar oldu hatırlamıyorum, zayıf bünyem yüzünden ayakta bile durmakta zorlanıyorum.

-Stan, ilk gelişimde babanız bay Edgar’ın bir çocuğu daha olduğunu söylemişti. Kardeşinize ne oldu?

Bu sorudan sonra Eden iyi hissetmediğini söyleyerek odasına çekildi, durumu gören Stan sinirle müfettişe doğru geldi.

-Ona ne sordunuz!

-Geçmişini.

-Sorularınız haddini aşıyor müfettiş, cinayetleri bahane ederek bayan Grimaldinin geçmişini kurcalamanız doğru değil!

-Sizi anlıyorum Stan. Fakat, yalnız sorularımın cevabını aldıktan sonra sizleri şüpheli listesinden sileceğim.

İyice sinirlenen Stan salonu terk eder, müfettiş son olarak Haden’ı sorguya alır.

-Parmağınızdaki kesik nasıl oldu?

-Mutfakta yanlışlıkla..

-Ah eski dostum! Sizin zeki olduğunuzu biliyorum, fakat neden bu kadar kötü rol yaptığınızı anlamıyorum?

-Bıçakla oynuyordum, yanlışlıkla kestim.

-Yalan eski dostum! Yalan hayatımızın her evresinde yardımımıza koşar, lakin bu sefer değil.

-Bu sefer de benden mi şüpheleniyorsunuz?

-Bakın bay Haden, müfettiş size yardım etmek istiyor. Aksi taktirde bu yalanlarla dolu eski malikane mezarınız olabilir, umarım anlıyorsunuzdur.

-Ya ölüm beni korkutmuyorsa bay Wesley?

-Korkutmadığı aşikar, yoksa böyle bir mezara kendi ayağınızla gelmezdiniz 🙂

Sanırım bizim gitme vaktimiz geldi, müfettiş Thomas ve Wesley malikaneden ayrılıp eve doğru yola çıktılar.

-Bay Haden’ın kendi ayağı ile oraya gittiğini nasıl anladınız Wesley?

-Yüz ifadesinden, en ufak bir endişe ve korku yoktu.

-Saklıyor olamaz mı?

-İşte olay burdan anlaşılıyor bay müfettiş, o hiçbir şey saklamıyor. Parmağını kendisi kesti, ama bilerek.

-Nasıl anladınız?

-Yanlışlıkla kesilen parmaktaki kesik izi yana doğru olur, fakat bay Haden’ın parmağındaki iz dikey kesilmişti. Bu da kendisinin bilerek kestiğini gösteriyor, bilmediğim tek bir şey kalıyor o da neden kestiği.

-Peki bayan Eden hakkında ne düşünüyorsun?

-Yalan söylüyor, lakin tırnak kesiği konusunda değil. Tırnağı takılsaydı, boynundaki iz çizik şeklinde olurdu. Ama boynundaki deliğe benzer tırnak izi, onun bir kadın tarafından boğulmaya maruz kaldığını gösteriyor.

-Ya Stan?

-Onun tek gayesi bayan Eden’ı korumak, Haden gibi o da aşık. Ama bir tek farkı var, Stan hanımına duyduğu aşk yüzünden utanç duyuyor.

-Bay Wesley! Beni yanıltmayacağınızı biliyordum, ölümümden sonra sizin müfettiş koltuğuna oturmanız gerekiyor.

-Sadece bir şeyi merak ediyorum bay müfettiş, Stan’in ağzından kaçırdığı diğer çocuk ipucunu neden defterinize not etmediniz?

-Sizin sorguya kadar bilmenizi istemiyordum Wesley, çok iyi iş çıkardınız. Böyle giderse kışı, Londra’daki sıcak evinizde karşılayacaksınız 🙂

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...