Durakta Beklemek

Gece Gündüz
A A

Durakta Beklemek

Her zamanki gibi erkenden kalkmış işe gitmek için hazırlanıyorum, aynanın karşısında durmuş kızarmış gözlerime bakıyorum ve gözlüğümü takıp evden çıkıyorum. Durağa doğru yürürken, eldivenlerimi takıyorum. Aylardan ocak, hiç kar yok, etraf buzdan bir çöl gibi.

Durağın sol tarafında dururum hep, durduğum yeri çarpı ile işaretledim. Baktım bir başkası duruyor benim yerimde, olsun gidince geçerim yerime deyip başladım beklemeye. 10 dakika oldu herkes gitti ama o hala duruyor, üstelik yerler boş. Oturmuyor bile, başındaki bereden yüzünü göremiyorum. Ellerini birleştirip başını öne eğmiş, omuzunu yaslamış duruyor. yanına gidip burası benim yerim demek istesem de yapmadım, durakta yer kavgası yapmak çok saçma olurdu. Yine de yakınına gidip bir şeyler söylemek istedim, tam lafa girecek iken beklediğim otobüs geldi. Binmek için acele etsem de onun benden önce davranması iyice sinirimi bozdu, benim yerimde duruyor ve umursamadan geçip gidiyor. Yine tüm koltuklar dolu! Arkaya ilerleyelim diyen muavin gerilen sinirlerimi daha çok zorladı, tutacak yer yok ayakta zor duruyorum. O önümde duruyor, paltosunun cebinden bir şey almaya çalışıyor. Diğer elini bırakıp paltosuna götürdüğü anda üzerime doğru geldi, beresini çıkarıp “pardon” dedi.

-“Affedersin” demen daha doğru.

-Nedenmiş o?

-Pardon kelimesi dilimize Fransızcadan geçmiştir.

-Tamam tamam affedersin, oldu mu?

-Bir şey daha, durakta sol tarafta işaretlenmiş yer benim.

-Hayır benim, her akşam orada ben duruyorum. Ayrıca çarpı işareti kazıdım, yarın bekle gelip göstereceğim.

-Yarın bakıp göreceğiz! Deyip otobüsten indim. Nedense bu boş tartışma hem ilginç hem de iyi hissettirmişti. Sabah erkenden durağa gidip onu bekledim, sonra ya gelmezse diye düşünmeye başladım. Benimle dalga geçti, neden saçma bir şeyi ispatlamak için tekrar buraya gelsin ki..

Saat sekize geliyordu, otobüs durdu herkes bindi ama ben binemedim. Biraz daha beklesem kesin gelir diye geçirdim aklımdan, sonra kızdım kendime. Hiç tanımadığın biri bekle dedi diye salak gibi beklenir mi? İşe geç kalmıştım, yeni otobüsün gelmesine on dakikadan çok vardı. Bekleyişimin ardından on dakika da geçti, yeni otobüs geldi binmek için yeltenince onu gördüm binmekten vazgeçip yanına gittim.

-Sen ne hakla bana gel deyip gelmezsin!

-Sakin ol ben senden önce geldim.

-Nasıl?

-Karşıdaki direği görüyor musun bak oradaydım ben.

-Neden burada beklemedin?

-Gelmeyeceğini düşündüm, geldiğini görünce saklandım. Tartışmanın saçma olduğunu düşünüp gidersin diye bekledim ama sen çok inatçı çıktın.

-Ben de aynısını senin için düşündüm.

-Benim yüzümden işe gitmedin, özür dilerim.

-Şaka gibi, daha ismini bile bilmediğim biri için azar işiteceğim.

-İlk buluşma için isimleri bilmemiz gerek doğru, ismim Aden.

-İlk buluşma mı??

-Evet bu ilk buluşmamız, aslında birbirimizden habersiz hep bu durakta sol tarafa yaslanıp beklemişiz, işaret bile koymuşuz. İşte benim koyduğum işaret seninkinin hemen yanında.

Ne yapacağımı bilmeden heyecandan titreyen ellerimi gizlemeye çalıştım, yaklaşıp ellerime eldivenlerini giydirdi. Sonra gözlüklerimi çıkarıp camlarını sildi, geri takıp kulağıma fısıldadı “sen hala ismini söylemedin” 🙂

Bazen o çarpıyı çizeni merak ediyordum ama yanyana çizilmiş çarpıların gerçekte birlikte olacağını, evimin yanındaki durakta beni beklediğini hayal bile edemezdim..

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...