Baba

Gece Gündüz
A A

Baba

Okula gideceğim diye çok heyecanlıyım, akşamdan çantamı toplamış sırtıma geçirmiş evde dört dönüyorum. Renkli kalemlerimi, defterlerimi çıkarıp çıkarıp bakıyorum, anneme gösteriyorum. Yarın sabah birinci sınıfa başlıyorum diye bağıra çağıra geziyorum ortalıkta, babam henüz gelmemiş. Bu yüzden uyumuyorum, çantamı kıyafetlerimi göstermek için yolunu gözlüyorum. Kapı çalınca koşup annemin arkasında saklanıyorum, adeta koca bir gülen suratım. Babam içeri geçip söylenmeye başlıyor, o gülen surat birden bire kocaman ağlayan gözlere dönüyor. Anne çantamı ne zaman göstereceğim diye soruyorum, şimdi değil kızım baban çok sinirli uyu diyor. Sarılıyorum çantama öyle uyuyorum..

İlkokul dörde gidiyorum, maddi durumumuz çok kötü. Öyle günler oluyor ki, ekmek bulamıyoruz. Babam sürekli içiyor, alkole parası yetmeyince bira alıyor. Herkesten habersiz bira şişelerini topluyordum, mahallede arkadaşların “Bira şişelerine iyi para veriyorlar” demesi üzerine, onlarla birlik olup şişeleri satmak için evden çıktım. Benden yaşça büyük çocukların yardımı ile şişeleri taşıdık, hepsini sattık. Aldığım parayı anneme vermek için eve koştum, kapının önünde babamı gördüm.

-Neredeydin?

-Oynuyordum.

-Senin kızı çarşıda görmüşler, büyük oğlanlarla şişe satıyor dediler!

-Baba…

Yanağıma yediğim tokadın şiddeti ile yere kapaklandım, annem zorla aldı elinden.

-Yavrum neden yaptın?

-Anne ben para kazanmak istedim, babamın ekmek paramızı içkiye vermesine, senin ağlamana dayanamıyorum!

-Sessiz ol baban duyar! Öyle deme yavrum yakında bırakır alkolü.

Yine yaşlı gözlerle yatağıma uzanıp uyumaya çalıştım..

Tatile çıkacağız. Yerimde duramıyorum, babam evde yok huzurluyuz. Beş dakika sonra huzurumuz kaçtı, yine içmiş yine sinirli. Birilerine küfür ediyor, gittikçe daha kötü şeyler söylüyor. Dayanamadığım için koşup diğer odaya geçiyorum, ellerimle kulaklarımı kapatıp mırıldanıyorum. Biraz sonra gidip ne olduğuna bakıyorum, yere düşmüş annem kaldırmaya çalışıyor. Yardım edip yerine taşıyoruz, annemin saçları açılmış. Belli yine vurmuş ona, dolan gözlerimi annemden saklayıp uzaklaşıyorum oradan. Küçük kardeşimle paylaştığım odada daha fazla duramıyorum, kurumuş boğazımdan yutkunma bile geçmiyor. Kaçıp gidesim geliyor uzaklara, gecenin rüzgarı bile hafifletmiyor acımı. Gözyaşlarımla birlikte yatıyorum yatağa..

Liseye başladım. Annemin dediğine göre babam düzeldi sanki, onunla konuşabilirim artık.

-Baba veli toplantısına gelebilir misin?

-Hayır.

-Neden?

-Gelmek istemiyorum!

-Öğretmenim seninle konuşmak istiyor.

-Başlatma öğretmenine!

-Annem dedi ki, artık içmiyorsun.

-Anandan sonra sen mi karışır oldun bana!!

-Yok baba biz.. Biz çok üzülüyoruz, annemi görmüyor musun? Bırak içmeyi, yemekten geçtim parasızlıktan geçtim ama kendine bize zarar veriyorsun.

-Gel bak lan, gel bak! Şu büyüttüğüne gel bak! Bu evde herkes akıl verir oldu, defol git kırdırma kemiklerini defol!!!

Ne diyebilirim ki? Tartışma büyür kavga olur, olan yine anneme olur. Ben kaçar bir köşede ağlarım da, kalan yine annem olur. Sakinleştirmeye çalıştırır dayak yer, sonra gelir bana sarılır. Canım kızım, güçlü ol, üzülme geçecek der, kendisi acı çekerken beni teselli eder. O an masadaki bıçağı alıp onu öldürmek için hızla nefes nefese koşarım, elim titrerken annem bıçağı elimden alır. Bana bunu yaptırana söve söve, uyumaya çalışırım, kalbim yenik düşmüştür acılara. Gözlerim yavaştan kapanır, daha fazla dayanamaz yorgunluğa..

Lise bitti. Üniversite heyecanı sardı bu sefer, psikoloji okuyacağım gururlu ve mutluyum. Eve geldim, babam oturmuş televizyon izliyor, çok sakin bir gün. Annem yanıma geliyor ve psikolog olma hayallerimi ona anlatıyorum, yıllardır olmadığım kadar mutluyum.

-Güneş.

-Efendim.

-Şimdiye kadar sol yanağında gamze olduğunu neden fark edememişim?

-Yüzüme doğru dürüst bakmadığından olabilir mi?

-Sen niye bu kadar hırçın oldun!

-Hatırlasana baba! Annemi beni dövüp sürekli kavga ettiğin için olabilir mi?

-Durduk yere tartışma yaratıyorsun, kalk git şuradan!

-Az kaldı üniversiteye girince temelli gideceğim, sonra annemi de alacağım!

-Şu kıza söyle delirtmesin beni!!

-Ne yaparsın? Tokat mı atarsın? Yoksa tekme, yumruk mu? İki sene önce bacağıma vurduğunu hatırlıyor musun? Bak hala geçmedi o morarma! Bu sefer nereme vuracaksın baba!!!

Evden nasıl çıkmışım hatırlamıyorum bile, sokaklar boyu yürüyüp ağladım sadece. Yine çaresiz yine üzgün döndüm, yıllarca gözyaşı akıtıp sessizce haykırdığım yastığıma sarıldım..

Yarın sınav var. Heyecandan ölecek gibiyim, çok çalıştım ama yine de içimde bir korku var. Babam bizi salona çağırıyor.

-Dün işten ayrıldım.

-Neden?

-Müdürle kavga ettim.

-İş bulmak çok zor, hem de senin yaşındaki biri için daha zor biliyorsun.

-Ben erkeğim kızım! Tükürdüğümü yalamam, o herifin işine ihtiyacım yok!

-Erkek misin sahiden? Karısının çocuklarının birilerine muhtaç olmasını umursamayan erkek mi olur?

-Güneş yeter!

-Bir dakika anne! Sana küfür etme, kavga çıkarma dedikçe inadına yapıyorsun, müdürde suç yok. Bak anneme! Ben kendimi bildim bileli çalışıyor, ne hakaretleri ne tartışmaları sineye çekip bizim için devam etti. O kadınlığı ile yapıyorsa, sen o çok övündüğün erkekliğinle yapamıyor musun?

-Ulan sen kız olmasan şimdi…

-Neden? Vurur muydun? Zaten vurdun! Allah yarattı demeden vurdun. Ama artık dokunamayacaksın bize! Elini havada görsem dahi acımadan öldürürüm seni!!!

Sabah sınav yerine iş aramaya çıktım. Hayatımı, hayallerimi, yaşama sevincimi, her şeyimi çalan babam evde uyurken ben çalışmaya eve ekmek getirmeye başladım. Büyüyüp koca kız olsam da, dışarıdan çok güçlü görünsem de, geceleri bir köşeye çekilip ağladığımı kimse bilmiyor.

Babasız büyüdüm ben. Elinden tutup gezmeden, sevincimi üzüntümü paylaşmadan, kahramansız büyüdüm. Büyüdüm büyümesine de, ben hala üzülünce dizlerini kucaklayıp ağlayan, o kalbi kırık, yalnız çocuk olarak kaldım..

Güneş Aydın

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...