Teşekkürler Tülin Ablacım

Gece Gündüz
A A

Teşekkürler Tülin Ablacım

Ben dalgalı saç sevmem diyorum, Karadeniz’in en fena kıyılarına dönüşüyor kahpenin kafası. “Hani sevmezdin lan?” diyor sırtı, yürüyüp giderken. Saçlarında alabora oluyoruz Tülin abla ile birlikte. Artık kimse o Tülin ablan da iyice sinirlendirmeye başladı beni. Düzağaç’ın dediği gibi radyasyon nesliyiz biz, ‘LCD’ ekranlara ağlıyoruz genelde. Hayır bu Tülin, senin her dijital fotoğrafının altına “Çok güzelsinnn kızz.” yazıyor. “Aşkkımmm harikasınnn!” yazıyor. Lan dalya**k! Görüyoruz biz de, dalgalı saç sevmiyorum dedim güzel değil demedim! Ayrıca ne o “Aşkımmm” falan sen hayırdır Tülin abla? Sırayı görmüyor musun?

O ki bu Tülin abladan ya bizim ailede hiç yok ya da biz o kadar güzel değiliz. Şüphesiz fotoğraflarımız dolanıyor bizim de. Biz dediğim ben tabii, gereksiz şizofreniye gerek yok şimdi, beynin dalgalanmasın bari. Beynin beynin beynin!

Bak kızım bu Tülin seni bozar, yoksa beni bozar. Bozar mı sandın acılar? Bozar tabii y*rram, çünkü Tülin acı değil ki. Tülin ablan benim ergenken bütün hayalciliğimi, hayallerimi yıkan toplumun aynası lan! 17 yaşındayken düşlerim dehşetli güzeldi, şimdi 27 yaşındayım, dehşetin tam göbeğindeyim, metafor değil, sözlük anlamıyla dehşetin tam içindeyim lan! Tülin ablana çok sinirleniyorum. Tülin’in kuşağının sonu bize nasıl ulaşıyor nasıl müsaade ediyorsun! O kadın beni senden soğutuyor ise, o kadın Deccal’in ta’ kendisi! Müjdat ağabeyim alınmasın, Haldun ağabey falan lütfen alınmasın, toplumun aynası tiyatro elbette de, bu Tülin abla da işte, bu toplum başka toplum, “Cingılı daşlı toplum” aman ne bileyim! Hevesimi kırıyorlar Gazanfer ağabey, duyuyor musun bizi oralardan? Babam tanıştı mı seninle? Orada oda… Neyse ne diyorduk, heh, Allah belanı versin Tülin abla.

Yani şimdi seni karşılıksız beğendiğimden sevdiğimden olmuyor bu hınç. Oğlum ben zaten karşılıksız sevmeyi seviyorum, o ne a*ınakoyim el ele “Mıçmıçlamalar” falan. Bakma yine sinemaya gideriz, sevişiriz de. Fakat çok sevişiriz. Sevişire neyse. Yani platoniklikten dolayı aksamıyorum. Senin bu Tülin ablan aksatıyor beni. O var ya Şeytan’ın elmasını mı, Cennet’in elmasını mı ne koparan Havva ve Adem’in bütün art niyetleri o kadında birikmiş! Kendisi de farkında değil bunun. Hayır zaten ne işin var metafizik elmalarla? Iğdır’ın al alması var aybalam, s*ktir git onu kopar ye! Çıksana aramızdan kızın saçlarını dalgalandırıyorsun. Dalgalı saç sevmem ben.

Oğlum ben seni çok iyi tanıyorum, ben var ya seni manyak gibi tanıyorum. İşte o Tülin bana bundan şüphe ettiriyor.

Ben senin yürürken sigara içmeni sevdim, yoldan geçen adama “Ateş var mı abi?” dediğin için sevdim. “Kendim yakayım ben.” deyip, adamın nezaketini arka cebine koyup, kıçına hayali bir tekme atışını sevdim lan! İt! Bu Tülin’in her yorumundan sonra “Teşekkürler Tülin ablacım. :)” diye cevap veriyorsun ya, bak yemin ediyorum ağzını burnunu kırarım senin! Orospu!

Bak gider başkasına aşık olurum! Şaka lan şaka, nasıl olayım. Bana bir sen varsın oğlum, geri kalan herkes Tülin abla bana.

Müthiş ağlak ya da ultra anlamsız festival filmlerine, düşük bütçeli para tuzaklarını andıran sanat filmlerine gittiğimizde, tüm o entel dantelin ayaklarını iteleyerek, pahalı kemik çerçeve gözlüklü vizyonlarını tıkayarak “Bok gibi filmmiş la.” deyip de terk ettiğimiz sinema salonları için sevdim ben seni. “Tülin ablacım çok teşekkürler. :)” ne lan? Salak salak hareketlere bak “Allaaah” yemin ediyorum bulacağım o Tülin’i!

“Abla!” diyeceğim. “Pardon kalabalığa çok yakışıyorsunuz, az öteye gider misiniz kuzum?” diyeceğim! “Abla siz 33 yaşındasınız genç hissetmiyor musunuz? Neden bebek taklidine gülüyorsunuz? Neden Facebook’ta akraba ziyareti? Ha, benim de var ama ben bizim dalgalının fotoğraflarına bakıyorum oradan. Sizin olayınız ne? Ablacım, sizin kitabınızı s*kerim bak.” diyeceğim!

Dalgalı saç sevmem ben. Ya Tülin ya ben lan!

Teşekkürler Tülin ablacım, bireyselleşmiş bir efsaneyi çoğullaştırıyor, standartlaştırıyor, engelliyor, şekillendiriyor, kendiniz gibi olsun istiyor, özgürlüğünü elinden alıyor, arada aşkımın anasını belliyor, insanoğluna karşı ayıp ediyorsunuz. Sanırım iyi niyetlisiniz, iyi sonuçlu olmaya ne dersiniz? Tülin ablacım, siz -lar eki misiniz? Kitle misiniz? Ajan mısınız? Mason musunuz, Rockefeller ailesinin fedaisi misiniz? Yeni Dünya için kalıp mı oyuyorsunuz, konuyu nerelere getirdiniz, canımı yakıyorsunuz.

Biliyorum art niyetli değilsiniz, fakat bir gitseniz artık hakikaten. Kızın saçları dalgalı, aklını dalgalandırmayın. Zeki diye seviyorum ben onu yoksa bir boka benzediği yok. Ben de bir boka benzemiyorum. Aramızdan çekilseniz de; biz de biraz bir boka benzemeden takılsak?

—–

Dipnot: Bu yazıda filhakika ve ekseriyetle kelimelerini kullanmayı çok istemiştim, beceremedim. O yüzden burada kullanıyorum müsaadenizle;

Ekseriyetle filhakika kelimesini kullanırım.

Endipnot: Teşekkürler Tülin Ablacım, iki nokta, kapa parantez.

Gökay Sarı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...