Selam İstanbul, Bir Arkadaşa Bakıp Çıkacağım

Gece Gündüz
A A

Selam İstanbul, Bir Arkadaşa Bakıp Çıkacağım

Otobüse yetişmeye çalışıyor, kaçırdığı keçilerine bile yetişemiyormuş aslında. Cebinde birkaç bozukluk, hepsi bir olunca yol parası sıfatı kazanıyor ve Akbil’ini dolduruyormuş. Taze bombası patlamış yine Taksim’in ve binaların camları bozulmuş bu duruma biraz. Kırgınlıklarını göstermişler, tuz buz olmuşlar. Kalabalığın sakinliğindeki ironi rahatlatmış bizimkini, çok korkmamış o öyle camlar kadar, Beyoğlu’nun mimarisine teselli olsun diye daha bir masum seyretmeye başlamış etrafını. İstanbul’u sevmeye kararlı olduğunu fark etmiş olayın şokunu atlatmaya çalışırken, İstiklal’de bir ara sokakta, o küçük çay ocağında. Kaçırdığı otobüs çok da umurunda değilmiş artık, bombası patlamış sonuçta Taksim’in. Ona biraz destek olayım demiş, bi’ çay daha söylemiş. Çok da umursamıyor İstanbul’un kendi insanı, sokaklar sakinliğini yitirmiş yine, tramvay yine şikayet ediyor sireniyle çekilsinler yolundan diye. Bizimki de nispet yaparcasına takip ediyor turuncu zımbırtıyı, şikayet etmeden. Gidiyor geliyor cadde boyunca. Hava karardığında ise hiç sıkılmadığını fark ediyor. “İyiydi” diyor Ankara’ya dönerken, yanındaki koltuğun hakimi olan orta yaşlı adama anlatıyor İstanbul’u.

“Tekrar geleceğim.” diyor adama. “Şu Gülhane Parkı’na gidip Nazım Ağacını bulacağım. Olur da bulamazsam, bir seyyar satıcıdan ceviz alır, oturur bir köşede yerim diye düşünüyorum.” diye de ekliyor. Dönüyor başkente, kaçırdığı keçiler çekmişler takım elbiselerini, kravatlarını ve çoktan dağıtmışlar ortalığı.

Gökay Sarı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...