Hayvan Denek Etik Midir?

Gece Gündüz
A A

Bilim, felsefenin sorularına yanıt veremez. Çünkü bilim, düşüncelerden ziyade saf gerçekleri araştırmak için vardır. Bu yazıda, hem düşüncelerden hem de gerçeklerden bahsedeceğim.

Maalesef gerçekler bazen üzücü olabiliyor. Bildiğiniz üzere çoğu bilimsel deney ve araştırmada denek olarak hayvanlar kullanılıyorlar. Bu noktada genel anlamda iki farklı yaklaşım mevcut. Bunlardan biri; hayvanların, bu deneyler sırasında acı çektiğini ve bu yüzden deneylerde, denek olarak hayvanların kullanılmaması gerektiğini söylüyor. Diğer bir yaklaşım da insan hayatı ve bilimin sağlığı için bunun zorunlu olduğunu savunuyor.

Sırasıyla gidelim ve tamamen tarafsız düşünmeye çalışalım.

Hayvanlar, çoğu konuda bizlerle aynı hisleri paylaşabilirler. Onları eğittiğinizde gerçekten aranızdaki iletişimi başka bir boyuta taşımış olursunuz. Her zamankinden daha çok bağlanırsınız birbirinize. Ancak yine de her konuda iletişim kuramazsınız. Bazen canının ne isteyip istemediğini bilemezsiniz. Herhangi bir konuda uzlaşmanız güçtür bazen. Bu konulardan biri de ana konumuz olan denek olarak kullanılmaktır. Hayvanlar, bizlerle konuşamadığından dolayı bu konuda neler düşündüklerini tam manasıyla asla bilemeyeceğiz. Yani en azından bu konuda bir çevirici icat edilene kadar… Ancak şurası kesindir ki hiçbir canlı, acı çekmek istemez. Mental olarak sağlıklı hiçbir insan da boş yere bir canlıya acı vermek istemez.

İnsanlar, hayvan denekler kullanırlar, peki ama neden? Çok basit bir cevabı vardır aslında: İnsan hayatı için. Peki, bunu anlıyoruz ama düşünülmesi gereken ve felsefi olarak gayet derin yerlere gidebilecek olan asıl soru şu: “Hayvanları insanlardan daha değersiz kılan şey nedir?”

Bir fare düşünün ki henüz çaresi olmayan bir hastalığı olsun. Bu fare, bir insan kadar zeki olsaydı bu fareye bir tedavi bulmak amacı ile zekâ seviyesi daha az olan diğer canlıları mı kullanırdık? Şu anda insanlar tarafından diğer canlılara yapılan budur. Zekâ seviyeleri bizlerle aynı değil diye onları, feda edilebilir görüyoruz. Çünkü zekâ, bizler için bir gelişmişlik seviyesidir. Bu, zamanında teknoloji bakımından geri kalmış ülkelerin, teknolojik atılımlar yapmış olan ülkeler tarafından işgaline benziyor bir taraftan. Sırf zekâ konusunda geliştik diye daha geri kalmış canlıları neden feda ediyoruz?

Tamamen tarafsız demiştik. Sırada diğer yaklaşım var.

Hayatta kalmak en temel içgüdüdür. Diğer her şey, bundan sonra gelir. Her canlının ortak noktası budur. Dolayısıyla insanlarda da bu böyledir. İçgüdüleri, ne olursa olsun değiştiremezsiniz. Örneğin eskiden hava durumu vb. için insanlar, gezegenlerin konumlarını yorumlarlardı. Onlara anlam yükler ve bu sayede av mevsimlerini, yiyeceklerini ne zaman depo edeceklerini belirlerlerdi. Günümüzde de burçlara ve gezegenlerin birbirlerine olan konumlarına anlam yüklenmesinin, bu içgüdü yüzünden olduğu düşünülmektedir. Hâl böyle olunca en temel içgüdü reddedilemez duruyor. Çünkü şu anki düşünceleriniz, ölüm anınızdaki düşüncelerinizle bir olmayacaktır. Çok sevdiğiniz bir yakınınızın can çekiştiğini görünce gözünüz hiçbir şeyi göremez oluverir.

Bu sorunu kökünden çözmek, günümüz için imkânsız duruyor. Ancak yine de bu konuda yapabileceğimiz bir şeyler var. Bunun üzerine kafa yoran insanlar birkaç yöntem bulmuşlar. Bunlardan biri: Denek sayısını azaltmak. Olabilecek minimum sayıdaki denekle yine olabilecek maksimum veriyi almayı amaçlar bu yöntem. En azından daha fazla canlının zarar görmesi engellenmiş olacaktır.

Bir diğeri ise denek konusunu tamamen kaldırmayı amaçlar. Denekler yerine çok daha gelişmiş simülasyon veya buna benzer programlarla deney yapmayı önerir.

Sonuncusu ise hayvanlar denek olarak kullanılacaksa bile bu deneylerin verdiği acının, minimuma indirilmesini hatta mümkünse acısız yapılabilmesini amaçlar.

Tartışmalar hâlâ sürse de bünyesinde felsefi bazı sorular barındırdığı için bu konu, kişiden kişiye değişmeye devam edecektir. En azından yapılan çalışmalarla her iki tarafın da mutlu olması muhtemel sonuçlar yakındır diye umuyoruz.

Furkan Güleç

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...