Terk-i Can

Gece Gündüz
A A

En yaşamsal yerinden vurulmuş bir hayvan gibi can çekişiyor bütün duygularım. Yaralı bir ceylanın kalbindeki yaşam sonu hüznü, avcıya nasıl anlatılır?

Solgun bir günün akşam kızıllığında tek başıma yürüyorum ormanda. Onca kışa karşın, kat kat kıyafetlerim örtmüyor savunmasız çıplak ruhumu. Alenen karşınızdayım. Üzerimde gezinen gözleriniz ürkütmüyor yine de beni. Dokunulmuş yüreklerin nasırlı yarasıyım çünkü ben. Kaç korku barındırdıysam o kadar ürkütücü gerçeklere gerildi çarmıhım. Ve her ne kadar büyük iddiaların kıyılarında dolaştımsa o kadar yüksekti düştüğüm uçurumlar. “Ben Aşk’ım…” diye gelen vahiyleri sunarken insanlığa; taşlandım, dövüldüm ve incitildim en kalbi uzuvlarımdan.

Ben seçmedim aşk elçisi olmayı. O buldu beni. Sırtımı döndüm, kaçtım, direndim, reddettim. Ancak kutsal misyonlar yapışmışsa yakanıza bir kere; öyle kolay kolay kurtulamazsınız. Ben kendi hikâyemin mağduru, başkalarının merhemi oldum. Aşk bilmez kendini ve dahası bir ceylan da bilmez ceylan olduğunu. Dışarıdan gören gözler ne diye nitelendirirse o olmaya mahkûmsunuzdur. Nitelendirildiğim aşkın en niteliksiz örneklerinde savrulup durdum da bu bir avuç kalbi koyacak bir güvenli sığınak bulamadım.

Ava giderken avlandım, zehir niyetli avcıların avı oldum. Bilir misiniz ki: Vurulma anında avcıyla göz göze gelen ceylan, siteminden susar… Son soluğu kırılır, karışır içindeki milyonlarca kırık cam parçasının içine. Ama bu defa sondur işte. Bir dahası yoktur. Çok avcılar ıskalarken kalbini, o en son gelen güçlü avcı hedef şaşmaz. Tam 12’den vurur tüm coşkun ümitlerini… Önce duyguların kanar, sonra aldanmışlığın. Gözlerindeki tüm bu sitemkâr bakış da bu yüzden belirir. Hiçbir uyuşma duymaksızın, her zerrendeki inançlarının acısını duyumsayarak kalp kaybından ölürsün sonra…

Kalbim acıyor iken yaşadığımı hissediyordum.

En acısı da ne biliyor musun?

Artık acımıyor!

Fatma Hilal Kantarcıgil

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...