Tatlı Bir Zehrin Anatomisi

Gece Gündüz
A A

Bu dağınık yüz, bu biçimsiz bakışlar tanıdık.

Olay yerinden, arkama bile bakmadan, incinmiş bileğimle tökezleyerek; yanaklarımda kanyon oluşturmuş kumlu gözyaşlarımı, elimin tersiyle silerek kaçarken dağıttım ben bu kalbi!

“Dağıttım mı ben bu kalbi?” Peki, nasıl ağrıyor tekrar? Yine kanıma karışan ve ruhumu zehirleyen bir belirsizliğin koynundayım. Geçen her dakika aktif ama usul usul yok ediyor kalan uzuvlarımı. Yavaş ve ağrılı bir ölüm şekli olarak zehirliyorum kendimi düşünce gücümle!

Şarabı sütle birlikte içmek kadar masum ve günahkar şimdi, beynime hücum eden tüm varsayımlarım. Sahip olmayı dilediklerimle, sahip olduklarımın arasında gerildiğim çarmıhta bekliyorum, ilk taşı günahsız olanın atmasını. Tüm hiddetiyle beliren gecenin karşısında savunmasızım. Öylesine çıplağım ki damarlarımdan akan kanın sesi tırmalıyor kulaklarımı. Yırtıcı, hayvani düşüncelerimin seslerinden kaçamıyorum. Yine yakalanmaktan korkuyorum. Anlamıyorlar, anlamıyorsun… Biliyorum, yine deva saçan bir çift gözün ışığına takılıp kapaklanacağım yere. Oysa bu kez öyle emindim ki mantığımın hükümdarı olan bir ülkenin sınırlarında dolaştığıma. Mülteciliğimi bağışla.

Avuçlarımı göğe açabilmenin ne kadar büyük bir lütuf olduğunu anlıyorum şimdi. Paslı çivilerden rengi dönmüş ve acıdan uyuşmuş ellerime baktıkça.

-Beni aşktan koruyun!

Fatma Hilal Kantarcıgil

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...