Belle

Gece Gündüz
A A

Hava bugün son derece karanlık, ürkütücü ve iç karartıcı. Günlerden ne olduğunun hiçbir önemi yok. Bugünü yaşamak istemiyorum. Hayatı geriye, en geriye alabilmek istiyorum. Doğduğum güne geri dönmek ve o gün doğar doğmaz ölmek istiyorum. Tüm bu hayat, benim hayatım, sırtımdaki ağır kambur. Bunu ben seçmedim. Annem kendi doğurduğunu sandığı beni sevmedi, istemedi. Ben ona çirkin görüntümle yakışmayacak bir kambur teşkil edecektim çünkü. Benden bir an önce kurtulmak istedi. Kiliseye bırakıldığım günden beri büyüdü sırtımda hem kamburum hem de yüküm. Sustum, çok şey gördüm, kendime sakladım. Görüntümden dolayı dışlandım ve aklımdan dahi şüphe edildi neredeyse. Gözlerimden biri yok, burnum büyük, çirkin ve dahası kollarım yanlara doğru uzayan birer canavar kolunu andırıyor. Zangoçluğumun ilk zamanlarında çanlar sağır etti kulaklarımı. Senin kadar güzel olduğunu düşündüğüm sesini hiçbir zaman duyamayacağım. Bunun hayali bile bana yetiyor. Kalbinin nehirlerini çağlayan yüzbaşı gibi değilim. Sana verebilecek değerli hiçbir şeyim yok! Bu hayatı ben seçmedim, Esmeralda! Ve hiç kimse kalbimi görmek için en ufak bir çabaya bile girişmedi. Ben çirkin değilim. Kalbime bakabilmeyi başarsaydın sana cennetler sunacak ve seni tüm hassasiyetimle sevecek ve koruyacaktım.

Seni, benim kaçırmaya zorladığımı sandıkları gün ceza olarak çarmıha gerilip kırbaçlandığımda; yalvarırcasına baktım Paris halkına, hepsi güldüler çektiğim acıya. Sen verdin bana ellerinle suyu. İçindeki merhameti gördüm. Bana acıyordun, dahası suçsuz olduğumu biliyordun. O rahip Frollo! Ona minnet borçluyum, Esmeralda. Ancak o unuttu tanrısını, misyonunu ve yenik düştü şehvetin zehirli tuzağına. Sevgi değildi onunki! Gönül eğlendirecek ve acımasızca bir köşeye seni fırlattıktan sonra çıkaracaktı günahlarını. Tanrı buna inanmaz, Esmeralda. O yalancı, herkesi kandırabilir ancak beni ve tanrıyı kandıramaz. Bir sabah seninle yüzbaşıyı buluşturarak sizi mutlu edeceğine söz veren de oydu. Fakat içine çöreklenmiş lucifer çıktı ortaya ve yüzbaşıyı kaldırıp ortadan, öldürmekle suçladı seni halka. O azgın Frollo; sahip olamadığı için sana, idama mahkum etti kıyamadığım güzelliğini. Seni kurtarmak istedim. Frollo’yu hiçe saydım. Ve gerekseydi, değil Paris’i, tüm dünyayı da karşıma alırdım senin için. Bir tek katedral duvarları içinde dokunamazlardı sana. Seni kurtarmak istedim, başaramadım…

Benim güzel çingenem! Bir kez bile dokunamadım sana, nefes alırken. Öldürüldün, ölüm sana yakışmadı. İçim çürüyor şimdi acıdan. Sana ilk taşı atan Frollo’ya kıydım gözlerimi kırpmadan. Tüm güzelliğinle uzanmış yatıyorsun önümde; sen buradan kalkmadığın sürece, ben de seninle bekleyeceğim son nefesimi verene kadar…

“Sevmiş olduğum her şey!”

-Quasimodo

Fatma Hilal Kantarcıgil

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...