Anoreksik Temaşa

Gece Gündüz
A A

Üvey samimiyetinin yırtık cebinden dökülüyor sahte gülüşlerin. Bir elinle cebindeki yırtığı kapamaya çalışırken arkandan koşan bin bir karakterin, seni yakalamaya ve ısırmaya çalışıyor. Herkese cömertçe savurduğun ve “öyle” sanılan “merhamet” maskelerin düşüyor, görmüyor musun?

İhtişamlı sığınaklarında ağırladığın mülteci aşkların bir bir zehirliyor kendini bak! Benim fikrimi de zehirliyorsun. Ne kadar odan varsa insan kalan, hepsinin camlarını açmalısın ve dikkatli olmalısın ki açılan camdan aşağı atlamasın yapay melek kanatların.

Söylesene; elinde neyin kaldı plastik ekmek parçalarından başka? Hâlbuki ufak parçalara ayırıp kuşlara atsan kuşlar bile yemez onları. Bunca zaman çiğnemeden, tüm tüm nasıl yuttum ben onları?

İşte yutup da sindiremediğim ve hazmedemediğim ne varsa sığ ve sana dair; bir bir kusuyorum. Biliyorum ki ne ruhumu doyuracak ne de aşk açlığımı bastıracak senin yapma çiçeklerin…

Eğer ben onları kusmazsam onlar, beni gözlerimden zehirlemeye devam edecekler. Ah ne efsun! “Anoreksik temaşa.” Tüm galaksilerin bir gözün irisinde toplanmış olması mucizesinden koparmaya çalışıyorum kendimi. “Yaratılmış böyle galaksili, ışıklı gözlere bakmamak; Yaratıcı’ya ihanet etmek olur.” der dururdum… Fakat görüyorum artık sahte cennetini ve süpernovasını yaşamış yıldız gözlerini.

Şimdi; gözlerine ve sana olan tüm iştahımı koparıyorum kursağımdan. Göbeğimden kanıyor, aldırmıyorum. Ayağına taş bağlayıp denize atıyorum, naylon göbek bağını.

Denizin tuzlu suyu bağışlasın senin günahlarını. Benim hafızam çok güçlü, balık hafızalar affetsin yalanlarını. Ben mi? Yiyor gibi görünüp kurtulana kadar kusmaya devam edeceğim.

Fatma Hilal Kantarcıgil

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...