Sobe

Gece Gündüz
A A

Sobe

Neden metroda, sokakta kulaklığımızda çalan şarkıya söyleyerek ya da dans ederek eşlik edemiyoruz? Yağmur sularında zıplayarak yürüyemiyor, yüzümüzü göğe kaldırıp dilediğimizce ıslanmasına izin veremiyoruz… Elma şekerler, pembe pamuk helvalar… Peki ya kaçmasın diye bileğimize bağlanan rengarenk uçan balonlarımız nerede?.. Hiç mi salıncağa binip, yüzümüzde rüzgar sallanmak istemiyoruz?

Daha ağaçtan inmeden yediğimiz erikler, dallarında çürüyor artık. Nerede yitirdik çocuk ağlamalarının masumiyetini de gözyaşlarımızı kendimize sakladık… Çocukken farkına varmadığımız cinsiyet, din, ırk ne zaman hayatlarımızda duvarlar örmeye, tabular oluşturmaya, ötekiler yaratmaya başladı? Topaçlarımızı, bilyelerimizi, uçurtmalarımızı ne zaman değiştik 5 inç ekranlı telefonlarımıza ve o ekranlara gömülüp methiyeler düzmeye başladık çocukluğumuza…

Kelimelerin anlamından kaçmayı, arkasına sığınıp kibarlığımızdan/korkumuzdan düşüncelerimizi gizlemeyi kimden öğrendik? Normal diye dayatılan ne varsa kana kana içip, anlaşılamamaktan dem vurduk. Hayatı kuralına uydurup hayalleri unuttuk…

Ebe gözlerini yumdu ve saklandık kendi loş deliklerimize…

Hayat sobeledi hepimizi…

Eylül

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...