Olmaza Meyil

Gece Gündüz
A A

“Olmaz.” dedim, “Meylim var.” dedi…

Her şey belirsizdi gecede. Bir otopark ve havada uçuşan kelimeler: “Bunun başı sonu yok.”

Başı belliydi aslında. Kimler tarafından kırıldığı bilinmeyen ruhlar fark etmeden birleşmişti.

Dile dökülemeyen cümleler, bakışlarda parlayan anlık hisler, göze görünen yaralar… Kimseye anlatamazdınız bu hissi. Bir anlığına da olsa akmak istediniz o nehre… Boğulacağınızı bile bile…

Gece güzel başlamıştı. Dostlar ile gidilen hoş bir mekan, sahnede tanıdık ve sizi bambaşka alemlere götüren ezgiler…

“Yan taburedekine güvenebilir miyim?” diye bakış attığın, aslında tanımadığın ama güvenmeyi seçtiğin bir adam. Şiire, şarkıya kalkan kadehler… Ah, bilirdin aslında o kadehler sonuna giden yola taşlar örüyordu. Bilirdin ama nereden geldiği belirsiz bir güvenle kaldırdın ardı ardına.

Kapıdan çıkarken ruhunun isyanlarını, hayal kırıklıklarını ve hayatı sorgulamalarını da almıştın yanına. Her şey yolundaymış gibi giden hayatının çatlağından sızmaya başlamıştı kan. Standart her insanın sahip olduklarıyla yetinmek zor gelmeye başlamıştı sana. Rutin yormaya, normal batmaya başlamıştı. İçinde yaşattığın “ben” ile görmek istedikleri “sen” arasındaki önlenemez savaş kuşandı kılıçlarını… Ve sen seçmek zorundaydın tarafını…

Gece devam ederken farkına vardığın ama inkâr etmeyi seçtiğin kıvılcımlara dönüşmeye başlamıştı kelimeler. Dizeler sana dökülüyordu dudaklardan.

Dokunuşlar talepkâr ama incitmeden işliyordu tenine. Görmek mi istemedin yoksa sarhoşluğuna mı cesaretlendin bilinmez, bıraktın kendini. Sonunu düşünmedin. Gittikçe seyrekleşti anlar aktığın girdapta.

Yüzüne çarpan anlık rüzgârla yürüdüğün sokakta, ayılmaya zorlayan aklına inat yürüdün karanlığa. Artık her şey kesik kesik film şeritleriydi. Bir otopark, bir araba, bir yatak…

Oysa dinlenecek şarkılar, okunacak dizeler vardı daha.

Sen hazırlamıştın yolu, yolcunun günahı ne… Elbet kızamadın sana dokunan dudaklara. İncitmeden olmazı anlatmaya çalışırken, kaldırdığın kadehler engel oluyordu bulanmış aklına.

Sabah olup ayılınca yapılacak en güzel şeyi seçtin. Hiçbir şey olmamış gibi yapmaya, suçluluk duymamaya zorladın kendini. Bakışlarına denk gelmemek için kaçırdın gözlerini. Anlamasını bekledin kelimelere dökmeden. Umut yoktu, söz yoktu, gece bitmiş gerçeğe dönülmüştü. Veda vakti yakındı ama sarılıp veda edecek gücün yoktu. Bırakıp çıktın geceyi ardında. Döndüğünde zaten o yoktu. Başlamadan biten, adı belli olmayan oyunda perde kapandı…

Kafanı toplayıp geri dönme zamanıydı ki dank etmeye başladı gerçek.

Geldiğinden daha karışık, çıktığından daha sorunlu gireceğin kapıda; hayat, tüm rutini ile seni bekliyordu.

Bir yola çıkarken ruhunu temizleyip çık yolcu… Gideceğin yerde arama devanı. Bulduğun aradığın değildir her zaman. O kadehlere aldanma sakın, sabahları çok yakın…

Eylül

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...