Horoz, İçses ve Sorgulama

Gece Gündüz
A A

Horoz, İçses ve Sorgulama

Horozlar ötüyor. Ve evet şehrin göbeğinde horozları olan umutlu bir insan yaşıyor. İçimden bir ses “Al gevreği kahvaltıya git Ona” diyor. Mantık hemen devreye girip iç sesi bastırıyor “Horoz sesinden nerelere geldin ey şapşik” diye tersliyor. Cebelleşiyoruz biraz. Ben, mantık ve iç ses. “En son balkonundaki çiçeklere kanıp çaldığın zili hatırla” diyen mantık kazanıyor. Ve evet sevgili iç ses, insanlar vitrinlerini süsleyip ruhlarını gizliyor. “Bu bahsi de kapa!”

Evet, bakınca hepimiz insanız. Kollarımız, bacaklarımız, gülümseyen dudaklarımız, konuşan ağızlarımız var. Peki ya gözler. Hani yalan söylemez diyen gözler. Her parçamız gibi onlara da öğretebildik mi yalan söylemeyi? Karşımızda konuşan ama aslında sesine bile tahammül edemediğimiz insanlara bakarken; sahtekârca bir gülüş, riyakârca bakışlar yerleştirmedik mi gözlerimize? Tüm bunların ardından yine aynı gözler ile baktığımız aynada gülümseyebildik mi peki kendimize?

Dış görünüşümüze verdiğimiz özeni, ruhumuzu beslemek güzelleştirmek için de harcadık mı?

Okuduğumuz şiirlerdeki aşkı kaçımız sunabildik sevdiceğimize? Bir çıkar ve karşılık beklemeden en son ne zaman sevdik?

Horozlar ötüyor. Kafamda ardı arkası gelmeyen sorular. İnsan kendini ve dünyayı en çok horozlar öterken sorgular.

Eylül

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...