Bir Kadın Tacize Uğradığında Ne Hisseder?

Gece Gündüz
A A

Bir Kadın Tacize Uğradığında Ne Hisseder?

Taciz konusunda pek çok tartışma yapıldı, suçun ya da sorumluluğun taciz edilen ya da eden üzerinde olduğu pek çok fikirle savunuldu. Hatta ünlü(!) dediğimiz kişiler bile çıkıp “O zaman öyle giymeseymiş, hak etmiş.” diyebildiler. Pek çoğunuz “Böyle böyle ol’muş’.” “Ama o da bunu giy’miş’.” vs. cümlelerle fikir belirttiniz. Bu sefer “muş” ları bir kenara bırakıp olanları ben kendim anlatmak istedim. Hayatım boyunca iki kere tacize uğradım. Bu benim normal hayatımda birilerine anlatabildiğim bir konu değil. Daha doğrusu hatırlamak istediğim bir konu değil. Ama birilerinin anlatması gerekli ki her suçu ya da sorumluluğu kadının üzerine atanlar bir an olsun bu düşüncelerinin yanlış olabileceğini düşünsünler.

Yıl 2013, yer metro. Üniversitede ilk yılım ve hayır serserilik peşinde değildim, okula gitmeye çalışıyordum. Gece saati de değildi. Şort, askılı vs. de giymemiştim ki giyilmesinin ya da giyilmemesinin bir şey fark ettirmediğini umarım bu yazının sonunda anlatabilirim diye düşünüyorum. Hava soğuk olduğu için boyu dizlerime kadar inen montumu giyiyordum. Olur da montun rengi tahrik unsuru oluşturabilir, dikkat çekebilir diyecekler için; siyahtı. Kimseyi bakışlarımla davet etmedim, metro sabah işe ve okula gidecek insanlarla gereğinden fazla doluydu. Malum olay gerçekleştiğinde kaçabilecek yerim yoktu. Postacı çantam vardı omzumda, araya çekebildim.

Bir kadın bu durumda ne hisseder peki?

Öncelikle o an hissettiği o iğrenç duygu bir an önce bitsin, o orospu çocuğu bir şekilde kendisinden uzaklaşsın ister. Kaçmak ister. Çaresiz hisseder.

Kirlenmiş hisseder. Sanırım bu durumu en güzel anlatabilecek kelime budur. Taciz bunu hissettiriyorsa eğer tecavüze uğrayan kadınların, erkek ya da kız fark etmez çocukların ruh halini tahmin edebileceğimi düşünemiyorum. “Çocuğun psikolojisi bozulmamıştır” raporu verenlerin, kadın ya da çocuk kendi istemiş diyenlerin Allah belasını versin!

Haksızlığa uğramış hisseder. Kendisine ait olan bedeni kendi izni olmadan, iğrenç bir şekilde kullanıldığı için. Üç saniye, on saniye hiç fark etmez.

İlk defa başına geliyorsa zaten kalabalık o ortamda “Bu adam beni taciz ediyor!” dediğinde “Yalan söylüyor, o bana gelip sürtündü.” dendiğinde suçlanmaktan, uğradığı haksızlığı kanıtlayamamaktan korkar.

Evine gittiğinde annesinin babasının yüzüne bakamaz. Suçlu olduğu için değil, utandığı için. Neden utanır bilmiyorum, suçlu olmadığını bilir ama utanır işte.

Ben bu olay gerçekleştikten sonra ellerimin titremesi geçsin diye iki saat metro istasyonunda oturdum. Eve gittiğimde ailemden utandım. Bir hafta doğru düzgün uyku uyuyamadım. Aradan iki hafta kadar geçtikten sonra tekrar böyle bir şey olabileceği geldi aklıma ve sanki başka birinin başından geçmiş gibi babama anlattım. “Sana bir şey diyen oldu mu?” dedi. “Yok.” dedim. “Ya olursa ama.” Ya bir daha olursa…

Bana bir tane biber gazı ve bir küçük çakı verdi. Nasıl kullanmam gerektiğini de anlattı. Verdiği andan beri de hep yanımda hala.

Yıl 2014, yer yine metro, sabah saatleri. Ben yine okula gidiyorum. Bu sefer o kadar da kalabalık değil. Arkadan biri saçıma dokundu. Dönüp baktım, insan demek istemiyorum küfür edesim var ama kendime yakıştıramıyorum, ağzıyla saçma sapan bir hareket yaptı. Küfür ettim çok bağırmadan. Uzaklaştı. Başka bir kıza yöneldiğini gördüm. Bedenen bir şey yapacaktı bu sefer. Hayır o da dekolte giymemişti, adama davetkar bakışlar atmıyordu, serserilik peşinde olduğunu sanmıyorum; elinde kitapları vardı, muhtemelen derse gidiyordu ve sabah saatleriydi. Biber gazını çıkarıp kızın yanına gittim “Böyle gelsene.” dedim uzak bir yeri gösterip. Güvenmedi bana, “Nedenmiş?” dedi şüpheyle. “Sen gel.” dedim adamı işaret edip, anladı geldi yanıma. Adam bu sefer “Sen beni sapık mı sandın?” dedi bana. Kalbini kırdık ayının iyi mi? “Ne sandıysam sandım. Defol git, şunu kullandırtma bana.” dedim. İlk durakta indi. Kız teşekkür etti, “Önemli değil” dedim ben de.

Bir kadın bu durumda ne hisseder?

Kendini çok ama çok güçlü hisseder. Özellikle belki de o ilk hissettiği duyguları başkası yaşamadı diye kendini kahraman gibi hisseder. Kendine güvenir, gurur duyar.

Şimdi hemcinslerimi biraz şiddete davet etmiş olacağım ama yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum. Kendi adıma eğer bir daha biri benim iznim olmadan bana dokunmaya kalkarsa, sadece başparmağım kadar büyük olan o çakıyla kendisine hayatı boyunca üzerinde taşıyacağı bir iz bırakmayı planlıyorum. Bu şerefsizlerin haberlerde “Taciz etti ceza almadı.” “Şiddet uyguladı ceza almadı.” haberlerini gördükçe bu soysuzluklarına devam edecekler. Bizim ülkemizde hukuk işlemiyor artık. Kim suçludan önce “Muhtemelen kadın suçludur da biz yine de bir bakalım.” deniyor. Öyle mi? Hissettirdiği o duyguyu yaşamaktansa, “Bana tecavüz etmeye kalkan adamı öldürdüm.” ya da “Beni taciz etmeye kalkan adamı yaraladım.” diyerek hapis yatmayı ya da tazminat ödemeyi tercih ederim. O zaman kesilmeyen o cezayı ne pahasına olursa olsun ben kendim keserim. Soruyorum, haksız mıyım?

Eylül İrem Erse

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...