Sonradan

Gece Gündüz
A A

Buz mavisi gömleği, lacivert pantolonuyla eski tahta sandalyeye oturmuştu. O meşhur ceviz ağacının altındaydık. Uzun kirpiklerinden ağustos güneşi hüzmeler yaparak geçiyor, kocaman kahverengi gözlerini daha açık bir renge dönüştürüyordu. Sohbeti dinliyor gibiydi. Halbuki gözü bendeydi. Hiç umursamadan bakıyordum ona. Dudaklarım hafif kıvrılmış, huzur ve hayranlık karışımı gizli saklı bir gülümseme yerleşmişti. İzliyordum öylece… Parfümünün kokusu, ceviz ağacının yapraklarını kıpırdatan rüzgarla bana ulaşıyordu. İçime çekiyordum. Orada kalsın istiyordum. Tam orada dursun, o gelmese de kokusu kalsın istiyordum.

Chevrolet Impala 1959 model maket arabadan konuşmuştuk en son… Bir fotoğraf istemişti, vermemiştim. O gece diyeceklerini deseydi, Ahmet Kaya – Beni Vur bizim şarkımız olmazdı. Ben yıllar sonra aynı şarkıyı dinleyip içinde hala neden gittiğinin sebebini aramazdım. Böyle çıkmazlara da girmezdim gitmeseydi.

Ve bugün tüm bu anlattıklarımın üzerinden en az beş yıl geçmişken… Beş yıl önceki benden hiç iz kalmamışken hala bazı acıların aynı şiddetini korumasına anlam veremiyorum. Bunları okusaydın her zamanki beni anlamazdın ve ben her zamanki gibi inatla sana anlatmaya çalışırdım. Sen sevgiden bahsederken ben sana ayak diretirdim. “Sevgi yok” derdim. Sen kırılırdın. Ben acımasızca üzerine basardım bu konunun. Beni aradığın o son gece “Ben ağladım” dediğinde nasıl susmuşsam sen de giderken öyle susarak gittin.

Şimdi karşıma çıkabilme fikrini düşünüyorum. Ahmet Kaya’nın başka bir parçasından bir söz geçiyor.

“Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım.”

Başımı önüme eğip umutsuzca, bir daha seni göremeyeceğim fikriyle yüzleşiyorum.

Eylül Duman

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...