Acımak

Gece Gündüz
A A

Acımak

Bir film çekip adını ‘Acımak’ koyacağım. Yok, bu olmadı. Hayatımın filmini çekip ‘İğreniyorum’ koymalıyım. Özellikle konuşmalardan, konuşmaların her türlüsünden… Öğüt verici, umutlu, sevgi dolu, akademik konuşmalar…

Film, kalabalık uğultulu bir mekanın uğultusu ve sigara dumanıyla başlayacak daha sonra bu mekanın lavabosuna doğru yavaşça ilerleyecek. Kahramanımızı ilk ve son kez bu lavaboda istifra ederken göreceğiz daha sonra kamera onun bakış açısına geçecek. Sesini filmin sonuna kadar hiç duymayacağız. Filmimiz hep tek taraflı diyalogla ilerleyecek. Karşı tarafın o umut verici, kişisel gelişim konuşmaları… “Sana inanıyorum.” “Sen yapabilirsin.” “Bunlar büyütülecek şeyler değil.” “Bana güven.” “Seni seviyorum.” “Seni çok seviyorum.” ve daha nicesi… Arkasından karakterimize vicdan azabı çektirmek için gelecek sözde kırılmış; onun güçsüz olduğunu, sosyoloji gereği yalnız yaşayamayacağını bildiren, sitemli, sözde nefretten kıskançlıktan uzak, güvensiz kelimeler, dedikoduları taşıyan insanların kelime yığınları; “Sana güveniyorum ama bilmiyorum…” “Ayşe seni sevmiyormuş. Senin mızmız olduğunu düşünüyor.” “Sen yarı yolda bıraktın.” “Bu senin sorumluluğun ben sadece yanında olabilirim.” “Seni seviyorum ama güvenmiyorum.” “Bir gün bırakıp gideceksin.” Ve daha nicesi… Kahraman kişimiz tüm bu diyalogları sindirecek, cevapsız bırakacak. Bir sürü yüz, bir sürü kişilik, telefon konuşmaları, mesajlar hepsini görecek ve duyacak ama kahramanımızın tek diyaloğu o küçük odasına girdiğinde yatağına oturup gökyüzünü görmeyen apartman boşluğuna bakan penceresinden kırmızı kiremitli manzarasına bakarken, perdeleri bilmem ne sebeple uçuşurken loş ışıkta söylediği bir cümle olacak.

İyi bitirmek istersem, ki umut lazım insanlara, yukarıda bahsettiğim kaypaklığı bir de ben yapmak istersem, tüm bunlara rağmen hala yaşanabilir mesajı vermek istersem. Bu yaşantıda çekilecek acıları göz ardı etmelerini sağlamak istersem zaten Tezer Özlü’nün yaşadığı acıları da bilmeyeceği için çoğu kişi… Onun şu sözüyle bitirebilirim.

“İntihar düşüncesi peşimi bırakıyor. Çoğunluk gibi doğal ölümü bekleyeceğim.”

Ama ben bu iyiliği onlara yapmak istemiyorum. Ben daha acımasız olacağım tıpkı hayatın bana yaptığı gibi ve ben şu alıntı ile bitireceğim filmimi.

“Hayal kurmak çamaşır suyu içmek kadar zor! Yazacak bir şeyim de kalmadığına göre… Evet, artık bitti perde!”*

*Söz Kanat Güner’e ait. Tezer Özlü’den sonra hayatımı değiştiren bir başka kadın…

Eylül Duman

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...