yorgunluk(0)

Özlem ve Varoluş Sancıları

Özlem ve Varoluş Sancıları

Zamanın sirkinde bir ip cambazıyım, gözleri görmez. Sabrım kalınlığında bir halat var altımda. Elimde sadece anılardan bir değnek, ustayım iradem
Çok Az Dinliyoruz

Çok Az Dinliyoruz

Taburelerde çökmüş yaşamlar gizli Masalar ise erimiş dirsekler sergisi İki bardak var ve başında iki insan Devrilmeden dimdik duruyorlar Yüzlerine
Yara Bandı

Yara Bandı

Çünkü Yalnızlığımın battığı yeri Yalnızlığından güzel hiçbir yara bandı iyileştiremez. Uykusuzum sevdiğim. Yalnızım ve yorgunum. Bitmeyen blok dersler gibi bu
Ne İdi?

Ne İdi?

Hissetmek nasıl bir şey? Böyle soru olsun diye sormadım ha! Cidden merak ettim; ne diyorsun bu his mevzusuna? “Hissetmek…” dediğim
Yara

Yara

Güneş, buluttan sıyrılıp da batmaya başlayalı bir hayli oldu. Gökyüzünün buluta esir olduğu bir vakitte, yalnızca histen ibaret bir sıcak
Akşamüzeri

Akşamüzeri

Bir akşamüzeri Yorgunum bir aşktan. Sevmek insanın en büyük muamması. Bir yol seçiyorum durmadan. Gene de gönlümde saklanıyor hep Diğer
Tanrıyla Sohbet

Tanrıyla Sohbet

İçime dönüp “Neden?” diye sorsam Tanrı’yla bir konuşma başlatabilirim. Belki de “Tam da bu an için.” diye cevap verir. “Kendimi
Tuhaf Bir Haziran Günü

Tuhaf Bir Haziran Günü

Haziranın başıydı, Durgun bir sessizlik kalmıştı geceden, Bütün evlerin perdeleri çekiliydi, İçlerinde her gün bir umut daha can veriyordu, Ben
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...