Furkan Eldem(0)

Yalnız Tırabzan

Yalnız Tırabzan

Kinim ve öfkem yükseliyor Karşımda benden bir masa Herkes düşüşü biliyor Lakin acısı bize büyük bir caba Sakinliği koruyacaktım üstelik,
Sarı

Sarı

Aynı yükleri taşımış insanlarız Neticede bir gün Veya her gün ölmüşüz ne fark eder ki? Sabah içimizi doldurmayacak asla, Bilmemiz
Bulantı

Bulantı

Suç sokakları etrafa her baktığında Bizi bir kere daha çıkmaza sokmuş oluyor Şimdi buradan bakınca tozlu raflara Hiçbir şey hatırlamamak
Düş-tüm

Düş-tüm

Düş kırıklığı bunun adı Her yere düştüğümde benimle aynı oranda Hem artan ve ha bire azalan Durmadan Dünya’nın dönüşü gibi
Bazen

Bazen

Bazen sana da oluyor mu böyle bir boşluk kaplıyor içimi Bir balon gibi şişiyor sonra da Yarım kalmış hikâyelere gebe
Konuşması Zor

Konuşması Zor

Konuşması zor gelen şeyleri hep susardık Bunları atlatmak o kadar da zor olmadı Mesela bir tarafından içilmiş bardağı Bir kenarından
Hiç

Hiç

Hiç susmayacaktım ben, hiç Oraya varmayacaktım kalkıp Nerden esti bu afili rüzgâr Sana birkaç masal okuyacaktım daha Yok olup gitmeseydin
Yük Vagonları

Yük Vagonları

Bazı gecelere, sabahlara bir anlamsız bakıyorum Çocukluğumu alıyor gibi yük vagonları Taze bitmiş birkaç ölüm daha var yanımda Şimdi çantamı
Toz

Toz

Çok güzel bir rüzgâr çalınıyor kulağıma Rastlaşmış gibiyiz birkaç yüz defa Hangi ara bu kadar yakın, sıcak yani soğuklara Çıkagelirsin
Bitik Bir Ezgi

Bitik Bir Ezgi

Karanlık düşüyor, ellerim ile ayıklıyorum Düşünmedim kaç zaman oldu gideli Aklım ziyan kaldı olanlara Zaten hiç düşünmedim durmayı Geçerken hep
Ket

Ket

Sakince yaşama ile baş başayım şimdi Bulutlar aralanalı on dakika olmuştur Gök gürültüsü kesileli de Yalnız kalır insan düşlerinde Sararıyor
Geçiş Umudu

Geçiş Umudu

Yalnızlığı taşıdı gövdesiyle Bir ağaç gölgesinde oturdu Ağlamaklara doğru kelimeler buldu Biliyordu anlamı yoktu, yitirmişti her şeyi Büyük yalanlara hep
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...