dolunay(0)

At, Avrat, Silah – 3. Bölüm

At, Avrat, Silah – 3. Bölüm

Kararımı kesinleştirmemin üzerinden çok geçmeden adamlar geldi. Arkamıza yanaştılar.   Farlarını söndürüp stop ettiler. İki kişilerdi. Biz gibi… Aslında üç
Beyhude

Beyhude

Beyhude bir hayat yaşadım Berbat ve sonu olmayan Hiçbir menzilde durmadım Soluksuz kaldım, ayaklarımda kan çiçekleri açtı Dilimde çöller var
Kül Kızılı

Kül Kızılı

Uzanmaktayım. Sussam fısıldar çamlıklar Görsem ki filizlenen sonbaharda Kirpiklerinden düşen gölgeleri… Abîr müsved iki ocak ayında, İnletiyor burun deliklerimi. Yakıcı
Denizlerin Selamı Var

Denizlerin Selamı Var

Hafif esen bir rüzgâr, seyrek seyrek yüzümüze çarpan kum taneleri, şehrin gürültüsünü bastıran dalgaların sesleri ve birbirini dolunayda takip eden
Turuncu

Turuncu

Dolunaya yakıştırırdı kendini Bir de kar yağdığında geceleri Gökyüzüne bir buhar gibi çekilirdi Huzurun mu ümidin mi Yoksa hüznün mü
Bu Gece Dolunay Var

Bu Gece Dolunay Var

Pencereyi açıp parmaklarımdan sızan dumanla birlikte başımı dışarı çıkardığımda, İzmir soğuğunun diğer bütün yerlere benzemediğine kanaat getiriyorum. Hoş şu kısa
Bitap Gece Yarısı

Bitap Gece Yarısı

Bir kadın yürüyordu ıssız dolunayda. Bir adam susuyordu gecenin karanlık ayazına. Birbirlerinden bihaber baktılar göğe, uzunca. Kadının dizleri titriyordu hissiyattan,
Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...