Sıfır Noktası

Gece Gündüz
A A

Sıfır Noktası

Hayatında çoğu zaman başladığın yere geri dönüyorsan, sürekli yolda kalıyorsan, çırpındıkça batıyorsan silkelen şöyle bir.. Ağır gelen, omuzlarını çökerten ne kadar yük varsa at yere.. Gerinde kalanların hesabını senin yerine tutanların sızlanmalarına kulak tıkayıp devam et yola.. Omuzların artık daha dik, sırtındaki kambur yok olsun, yüzüne çöken yorgunluk dağılıp gitsin. Tümden s*ktir et metodunu sonuna kadar uygula..

Yani bazen kenara bırak olup biteni veya olmayan her şeyi. Zaten genelde her şey seni bırakıyor sonra sen her şeyi. Köşende hafiften sırıtarak kasım kasım kasıl, yersiz insanlardan, yersiz lagalugalardan daha da iyi bir şey çıkarmak için çırpınma. Artık rahat ol bırak onlar kendi düşer. Aynı maskelerin düşüğü gibi. İnsanlar başkalarına karşı maske takmaya o kadar alışmışlar ki, sonunda kendi gerçek yüzlerini  bile unutmuşlar. Her ne kadar güzel görünse de takılan maskeler, altındaki yüzler çirkinler, kötüler, pisler. Ben, sen, o gibi.

Yaşadığın bütün talihsizlikleri BİM poşetinin içine atıp ağzını bağlayıp göm gitsin. En azından doğaya geri dönerler. Ben yaptım bunu, ‘Öhm’ çok zevkli.. Olmadı hayatını sıfırla ve her şeyinin sıfır olduğu nokta zirve noktandır. O noktadan sonra çırpınmaya devam edersen elde edeceğin fayda düşer. O nokta denge noktandır. Eğer dünyada ilahi ufacık bir şey var ise, o da budur.. Orada durman gerekir. Orada dur. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil. Durman gereken yerde durmazsan buz kesersin, olmayan bir deve karşı mücadele eden cüceye benzersin. Yaşam terazinin bir kefesi diğerini havaya kaldırır, sonra yere serer. O nedenle hiçbir şey için hayatını maymun etmeye gerek yok.

Paranın kulu olmadan hesaplı yaşa, cebi yokla… Az bir şey nakit tamamsa eh, düş yollara. Gez eğlen, oku-yaz, müzik yap, bilimle ilgilen, kendini kırlara bayırlara ver, dağlara doğru yardır gitsin dostum! Evet işte hayat bu! Ve kendine bak. Ama iyi bak.. Neyse benim burada inmem gerekiyor. Durdurun dünyayı inecek var. Ha bu arada hayatının kapısına “Lütfen rahatsız etmeyiniz” yazısı asmayı unutma…

Ben biraz yokum mola vereceğim kardeş. (İşim var, hastayım, kendimi hiç iyi hissetmiyorum, karnım ağrıyor, şehir dışındayım, Somali’deki çocuklara yardım etmeye gittim döneceğim, dinlediğim müzikle sorunlarım var, büyük büyük büyük babaannem vefat etti. Çok gençti, geçici bir süre için kullanım dışı…)

Tabii mola deyince aklına mistik, ıssız sahiller, palmiye ağaçları, deniz, kokteyller, hamak, kitap, disko, bar, Rock’n Roll geliyor ama olsa dükkan senin…

(Bitmedi. Dur! Hayatı tersten yaşayan voltran, aslında ne yalan söyleyeyim; hep uzaktadır bu hayat sana, hayalini kurar sonra uyur ve yine içinde nefes almakta zorlandığın hayatına uyanırsın. Çünkü gerçek hayatın içinde “Sen” yoksun. Neredesin peki? Sahte bir hayatın seni ”hopuduk hopuduk” hoplattığı, ”topuduk topuduk” toplattığı noktada.. “Sıfır” noktasında.)

Enginalp Derince

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...