O Ana, Anlara Dair

Gece Gündüz
A A

O Ana, Anlara Dair

Ayrılık vakti geldiğinde otobüs camının arkasından küçücük gözüken sevdiceğinin hüzünle sallanan ellerini, ceylan ürkekliğiyle bakan üzgün bakışlarını görürsün. İçi kan ağlarken “Seni seviyorum” diye. Onu daha fazla üzmemek için suratına salakça bir gülümseme ifadesi yerleştirirsin. Ayrılık vaktidir artık. Farkına varıp susarsın çaresiz.

Sonra uzaklaşır otobüs yavaş yavaş. Sevdiğin şehir ve sevdiceğin git gide uzağında kalmaya başlar. Uzaklaşmaya başladığında küçülür, o kadar ki “Nokta” halini alıverir. Ağlamaya başlarsın yanında oturan meraklı amcaya belli etmemeye çalışarak. Kalamazsın soğuk kanlı öyle, kontrolden çıkarsın hepten…

Sen istediğin kadar güçlüyüm de, gözünden o tek damlanın düşmesi sarsar bünyeyi bıraktığının ardından, o bilmese de, bilse de… Geride kalanda kalmaz yerinde, bir parça seninle kalır… Sesi sana ulaşamayacağı kadar uzakta her fısıltısı “Dön” diye… “Dur” diyememenin hüznüne kapılır en derininden… “Her zaman seninleyim gitmedim” desen, artık sesin duyulmayacak kadar uzaktadır. Ve bilirsin geride kalan için asıl zor olan.

Mahkum yokluğunu hissetmeye. Hep gezdiğiniz yerlerden, beraber yürüdüğünüz sokaklardan geçmeye, beraber güldüğünüz şeylere başkalarıyla burukça gülmeye.

Bunu bilmek kalbini acıtır ama yüzünü yola dönmek zorunda kalırsın… Her geçen saat biraz daha yakar canını, biraz daha kanatır içini. Hani gül dökülmüştü yollara… Ama tek başına öylece otobüsün koltuğunda otururken gitmiş olursun. Yerinden kıpırdaman bile gerekmez. Böyle zamanlarda ayrılmak zordur. Hayatının yarısını, birilerini ölümüne özleyerek geçirmiş birisi için bile zordur… Çok ağırdır. İnsan en çok bu yükün altında ezilir.

Bu kadar can yakıcı olduğunu, can yanınca öğrenirsin. Sevdiğin kadından istem dışı, istemeden ayrılmak benzemez hiçbir şeye. Yumruk edasıyla seni çökertir, balyoz gibi göçertir… ”Darmaduman” eder. Olduğun yerde donup tutulur kalırsın. Ay bile böyle tutulmaz.

Ardında bıraktığı üzerine sinmiş parfümü sana, onlu anları, onunla bir kafede, bir caddede, bir meydanda beraber geçirdiğin günleri hatırlatır… Çünkü o anların bir parçası olmuştur geçen süre içinde o parfüm. O ana, anlara dair ne varsa, her ne ise işte…

Ve sevdiceğinden artık geriye yağan yağmurda yaprakların düşüşünü izlemek kalır sana… Hani ne söylesen hep eksik olur ya, işte öyle eksilirsin biraz daha, biraz daha eksik kalır kalbin… “Aynı tamamlanmamışlık ve hiç tamamlanamayacakmışlık hissi gibi her ayrılık aynı şeyi hissettiriyor.” der ve mecburen bir gün daha onsuz kalırsın. Kalakalırsın…

Geri gelecek misin?
Ben hiçbir yere gitmedim ki.

Enginalp Derince

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...