Kiralık

Gece Gündüz
A A

Kiralık

Tüm hayatımız beş para etmezlerin gürültüsüyle dolmuş. Artık anladım ki bize öğretilen tüm her şey kocaman bir çöplük. Evrenin sonsuz boşluğunda, kendimize itiraf edemediğimiz yalan dolan içerisinde; hem kendimizi hem birbirimizi kandırıp duruyoruz. Yaşayanlar ve yaşamayanlar diye ikiye bölünmüşüz.

Hepimiz sadece nefes almak derdindeyiz. Tüm acınası hallerimize rağmen yalnızca düşlerimizde… Bazen tüm bu saçma hayatın tekrar tekrar kirli sularına giriyoruz arınmaya. Pisliğin içinde temizliğe koşuyoruz. Çirkinlikler içinde, bir ot ya da hayvan bilincinde yaşamaya devam etmek zorunda kalmışlığımızla…

Tanımlanan anlamsızlıklara ve beş para etmez aynı masalları duymaya ve kendimizi yok etmeye, tümden yiyip bitirmeye, tüketmeye odaklanmışız. Küçük hayatlarımızda sürüm sürüm sürünürken istediğimiz şeylerin çok uzağında, istemediğimiz şeylerle baş başa ve acizce…

Tek amacımız bu anlamsızlıkta olabildiğince zaman geçirmek ve oyalanmak. Önümüzde bir gerçek var ki o da binlerce yıllık insanlık tarihinde, dünyadan gelip geçen milyarlarca insanın içinde nokta bile değiliz. Bir beton gibi, mermer gibi, duvar gibi gerçekliğimiz.

İyi bir modern köle olmak için üniversiteyi kazanıp okuyoruz, eşek gibi çalışıp diploma alıyoruz ve şanslı olursak bir iş buluyoruz. Ve çok çalışırsak patronların önümüze attığı kemiklerle övünüyoruz. Böyle yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyoruz.

Eloğlunu zengin edeceğiz diye üç kuruş para kazanmak için bir çemberin içinde koşturup duruyoruz. Kurulu saat gibi tekrarlana tekrarlana yitip gidiyoruz. Güzel bir hayat zorlanarak veriliyor bazen başkalarınca.

Her zaman başkalarından üstün olma hevesi uğruna insani duygularımızdan vazgeçiyoruz. Ego, kibir ve kıskançlık şeytan üçgeninde yaşamak için; sürekli kedi, köpek gibi kavga ediyoruz. Böyle yamalı hayatlarımızda…

Çoğumuz günümüz dünyasının leş kokulu, çivisi çıkmış laçkalığında sallanan sosyal veya geleneksel medyayla yemek yiyenlerin görüntüleriyle beslenip, dizilerde öpüşenlerin sevdasıyla tatmin olup, dünyanın öbür ucunda bizlere hiçbir faydası olmayan bir yarışmacıyı idol ilan edip, geometrik bir hal almış beynimizi “kiralık” olarak veriyoruz.

Ve acı ama oynamak zorunda olduğumuz hayat oyununda bir kukla sahnesindeyiz. Zamanı gelince teker teker oyuna çıkıyoruz. Ruhumuzu çalan kuklacı tarafından seçilip, yersizce kullanılıp, parayla oynatılıyoruz…

“Seni seçtim Pikaçu.”
“Ben mi abi?”
“Evet seni Pikaçu.”
“Peki o zaman hal böyle olunca artık dayanamayıp isyan bayrağını açıyorum.”
“Dilediğince sarkıt beni senaryonun en derin uçurumuna.”

Enginalp Derince

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...