İşte O An

Gece Gündüz
A A

İşte O An

Son pişmanlık; insan ruhunun dibine dinamit koyan, hatalarını seven, keşkelerle başlayan cümleler kurmayan insan için duvara çarpma anında en ağır duygudur.. Bir nevi düdüğün en son ıslığının sesidir ya da acının, öfkenin, parçalamanın başrol oyuncusudur.

Hem hissetmesi hem de katlanması çok zordur. Nefes almanı zorlaştıran, zamanı durduran, gözlerini uzaklara daldıran.. Acı çekmek kadar kötüdür. Herhangi bir köşede, gözlerin bir noktaya sabitlenmişken, tek başına bir burukluk kaplar içini, bir acı ta yüreğinin en derinlerinde gezinir durur.. Yakar.. Alev gibi sarar ruhunu, zihnini, bedenini; içini çatır çatır yakar.. Yaktığı kadar yaralar, beraberinde mezara götüreceği sırlarla doludur o yaraların içi. Kabuğun altından kanamaya devam eder yaralar ne kadar derindeyse o kadar acıtır.

Bazen de bir ses olup konuşur seninle alay edermiş gibi, olanları kafana kakıp, azarlarmış gibi… Küçüldüğünü, ezildiğini hisseder; ağlaya ağlaya söküp atmak istersin o melun hissi içinden… Öyle bir noktaya gelir ki kimi zaman organların bedenine fazlalıktır artık, bir tek ona yer vardır..

Bir yandan da geçmişten bir döneme takılıp kalır kafan, nedenler arayıp durursun, pişmanlığının derinliklerindeki hatayı ”İşte ha! Şu noktada yaptım” dersin, sonra başka bir nokta daha bulursun, başka bir tane daha, bir tane daha derken olayların böyle kötü sonuçlar doğuracağı tahmin edememişsindir. Artık iş işten geçmiştir. “İşte o an” boşadır..

Olan olmuş bir kere. Artık ağlamak, sızlanmak faydasız; düzeltmeye çalışmaksa hepten saçmadır zaten.. Bundan sonra yapacak bir şey olmaz genelde, olsa da fark etmez..

Keşke böyle olmasaydı ama hayat o kadar şiirsel yaşanmıyor…

Enginalp Derince

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...