Hayatta Başarısız Bir İnsan Olmak Acıtır İçini

Gece Gündüz
A A

Hayatta Başarısız Bir İnsan Olmak Acıtır İçini

Hayatta başarısız bir insan olmak acıtır içini. “Kimsecik” boş yere geçmiş tüm hayatına boş boş bakmaya başlarsın bir an. “Gerçek olmasın” dersin, “Olmamalıydı” dersin, olmuştur gücün yetmez. Öyle başarısız hayatına gülümseyerek “Canım acıyor” da diyemezsin. Sesini bile çıkaramazsın, düğümlenir boğazında bir şeyler. Kimselere bir şey demeden ellerin bağlı, ağzın kilitli sus pus oturabilirsin de o an gözlerin dolarak.. Gururlu yapın varsa ve başarısızlığı hak etmediysen zaten daha da zordur, içinden çıkılması zor bir haldir. Dezenfekte edilmiş beyninde dibe vurmuşluktur hissettiğin. Kendini kandıramazsın. Bu durum kırıcıdır, hüzünlüdür..

Bir zamanlar bu hayatın beyaz sayfalarına başarı hikayeni yazacağını düşünürken, bir bakarsın ki “nokta konmuş bitmiştir en güzel hikayen” rüyalar ülkesinin sularında boğularak.. Yanında bir de hikayenin hayaliyle hüsrana uğrayan geçmişin, geleceğin ve şu anki tıkanmışlığın içinde attığın her adım ve aldığın her nefes yalan olmaya başlar.. Hayatı becerememek başlı başına ağır bir sorunken üstüne bir de bakarsın ki, başladığın yere yani “en başa” zor olsa da “sıfır noktası”na geri dönmüşsün..

Başarısızlıkların ve geç kalmışlıkların içinde kimseye derdini anlatamamakla beraber, dışarı çıkıp deli gibi koşup çığlık atıp ağlamak istersin.. Gözlerinle, beyninle, tüm benliğinle yenilgilerinin acısına teslim olursun. Ne kadar soğukkanlı, mantıklı ve güçlü olduğunu düşünsen de düşünerek bastıramazsın tuhaf bir sıkıntı ve dilsizlik içinde bu hep bir yarım kalmışlık hissini..

Hayattaki başarısızlığının hesabını sormaya gücün yoktur tüm buna neden olanlardan. Ardından yıllar geçer kabullenirsin bir çöp olduğunu. Yitip gittiğini, sönüp bitip tükendiğini.. Lanet edersin bu adil olmayan dünyanın düzenine ve adaletsiz oyunlarına. Elinden fazla bir şey gelmez, kendini hırpalansan da olan olmuştur. Sen sadece izlersin. Gücün yetmez ve güçsüzlük hissedersin. Yani boyun eğersin.

Yaşarken taşıyamazsın artık bazı şeyleri. Başka insanlar gibi ayakta duramazsın. Tüm çabalarınla inşa ettiğin bir çok şeyi de ayakta tutmakta zorlanır, kendini taşıyamayacakmışsın gibi gelir, nefes almak çok uzağında soğuk terler başının üzerindedir… Hayat artık üzerine seni ezecek kadar geniş gelir. ”Yardım et bana” diye seslenirsin içindeki çocuğa; ama o çoktan çekmiş karnına dizlerini, başını göğsüne yaslamış, kendine sarılmaktadır… Cevap verecek kimse yoktur bu sefer… Bir cevap gelmez, bir ses bulunmaz o anda. Birileri yelkovanı göğsüne, akrebi sırtına saplamıştır ve çekip gitmişlerdir seni akmayan bir zamana bırakarak… Belki de hayat tarafından, kullanılmış ve kandırılmış hatta terk edilmiş bile olabilirsin…

Ve bir gün karşına çıkıverir Gece Dergi’de bu “Hayatta Başarısız Bir İnsan Olmak Acıtır İçini” yazısı. Ve sen; dilsiz kalmış, öteki, arkasız, yenik, yenilmiş, hayatta başarısız arkadaş! Burayı yılgın ve boş gözlerle okuyup bakarsın… Sadece bakarsın, bakakalırsın… Kalbini derin tırnak izleriyle dolduran, kanayan bir et parçasına çeviren her cümlesi sende izler bırakır. İşte o izler bir yerlerde birikir, sen fark etmeden göz yaşın olur ve iki damla olarak gözlerinden boşalır.. İki damla ama hırpalarcasına ve canını acıta acıta…

Enginalp Derince

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...