Pisiciğim ya da Müzeyyen

Gece Gündüz
A A

Pisiciğim ya da Müzeyyen

“Ben şiirler yazmak istesem bile aklımdaki sorular bu fikrimi katledip kendilerini öne atmakta…”

“Gerçeği tanrının sevgisinde yaşamak…”

Bir kedim olmalıydı; tüyleri dökülmeyen, hastalanmayan, ölmeyen ve bir yaşa kadar yaşlanıp sonra gençleşen bir kedim olmalıydı… Adı tekir ya da bunun gibi sıradan bir şey de olmamalıydı; olacaksa Müzeyyen olmalıydı ya da ne bileyim Pisicik de olabilirdi. Bir kedim olmalıydı o masamın kenarında; gözleri hafif hafif kapanırken bana bakmalı ve ben de ona bakıp mutlu olmalı ve bir şeyler yazmalıydım. Ama kâğıtlarımı koparmamalı o; asi bir kedi olsa da terliğimi gördüğünde gidip sütünü yerden içmeliydi. Çünkü süt pahalı. Lanet olası ülkede her şey pahalı…

Ama bir kedim olmalıydı; ellerimle başını okşadığımda mutluluktan gevşemeli ve bana da yarınki süt parasını unutturup uyutmalıydı. Bir pisiciğim olmalıydı; sabah kalktığımda hiçbir ses yokken onun patilerini duymalıydım, sanki acelesi varmış ve bir toplantıya yetişecekmiş, hızlıca yürümeliydi evin içinde. Aptal kedi! Sanki benden daha yoğun… Sürekli uyuyor, keyfi yerinde takılıyor, yine de hep kapris… “Hehehe”, neyse ne; yine Müzeyyen geldi, onu sevmemi istiyor, iyi geceler sevgililer.

Enes Serter

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...