Meyhanedeyim Hanımefendi

Gece Gündüz
A A

Meyhanedeyim Hanımefendi

“Ve tahmin edememenin sonucunda görüp öğrendiğimiz üzere, siyah kabul etmedi kendinden başkasını üzerinde.”

Evet, sen; sen bir anda var olmak nedir bilir misin? Aniden başlayan yağmuru, etraf süt liman iken durduk yere kopan fırtınayı bilir misin?

Bir fotoğraf düşünün hanımefendi, uzak bir yol var önünüzde, düşünün. Resmin ortasında bir çocuk, elini yana doğru açtığını düşünün hanımefendi.

Ardından, 18 yıl boş olan fotoğrafta bir anda var olan bir de kız düşünün. Siz düşünedurun, ben gecenin bir yarısı rüzgâra fısıldıyorum hanımefendi.

Rüzgâr dört yana savuruyor sesimi sana getirmek için ama o bile kaldıramıyor sensiz olan bu acılı sesimi ve yarı yolda ölüyor.

Tanrı şahidimdir hanımefendi, babamın işinden kaynaklanıyor olsa gerek; bir balıkçı meyhanesinin rahatsız ve bir ayağı daha kısa sandalyesinde oturmuş, isli gaz lambasındaki kalan son parmak izine gözlerim dalıp gitmiş iken; acımı yudumluyorum, her yudumda seni unutmayı dilesem de olmuyor hanımefendi.

Amaç unutmak da değil hanımefendi; yeterince içtikten sonra karşımdaki boş sandalyede seni görüp gülümsemek ve hayalinde uzak denizlere çıkmak.

“Hepimiz öleceğiz sevgili dostum, toprağa gömüleceğiz; toprak bizi yutacak, başkaları gelecek, dünyada insanların gömülecek bir yeri kalmadığında kıyamet kopacak!” sevgili dostum. Ah neyse, fazla içtim; özür dilerim.

Eğer yerim cehennem değil ise sizin yanınızdır hanımefendi. Ve sözlerimde yalan yoktur; gönlünü okşayan bir şiir yerine, olayları anlatan sözlerim vardır. Yazamıyorum hanımefendi; sen gittiğinden beri elim küs kaldı kalemim ile ama bu gece gizlice buluştular ve onları tanrı bile ayıramadı.

Ve şimdi gidiyorum hanımefendi; seni anlatana kadar da yazmayacağım…

Enes Serter

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...