Yaşlılık, Bilgelik ve Ölüm

Gece Gündüz
A A

Yaşlılık, Bilgelik ve Ölüm

Hepimizin ölmeden önce son nefesini verdiği an, en bilge olduğu an şu hayatta. Her nefeste bir nebze daha yaşlanıyoruz; bir nebze daha yaşlandıkça bir nebze daha bilgeleşiyoruz. Her nefeste şu ana kadar olduğumuz en bilgili halimize geliyoruz; sonra bir an, en bilgili halimizde ölüyoruz.

Yaşlandıkça daha da bilgeleştiğimiz gerçeği, “Akıl yaşta değil baştadır.” sözünü yalanlamıyor elbette. Yaşlılık ve bilgelik için tıpkı bize matematik derslerinde öğrettikleri gibi “Birbirine paralel ilerleyen iki doğru.” diyebiliriz. Birbiriyle asla çakışmadan yan yana ilerleyen doğrular… Bu somut tanıma soyutluğuyla aykırı düşen şey ise paralel çizgileri çekerken hiç yanlış yapmadığını düşünenlerdir.

Elimizde iki insan olsun, iki insanın ellerinde de iki kalem. İkisinden de birbirine paralel doğrular çizmesini isteyelim ve tek farkları, birinin çizdiği paralelleri sık sık kontrol etmesi, diğerininse etmemesi olsun. Çizgileri sık sık kontrol eden insan, hatalarını hemen silip telafi edeceği için düz çizgi çekmekte kendini daha kolay ve hızlı eğitecektir. Diğeriyse elindeki kalem bitene kadar çizgiyi çekecek ve baktığında devasa yamukluklar görecektir; ne çare ki kalemi bitmiştir.

Bu yaşlılık ve bilgelik bağıntısını bir tarafa bırakacak olursak bir bilgi ve bir muamma, doğduğumuz andan beri yanı başımızda aslında. Bilgi der ki: “Zamanı geldiğinde öleceksin!” Muamma der ki: “Peki ne zaman öleceksin?”

Bense sana bambaşka bir soru soruyorum. Öldüğün zaman arkanda paralel düz çizgiler mi bırakacaksın yoksa ne olduğu belirsiz eğriler mi?

Emir Evren

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...