Uzunca Susmak Lazım

Gece Gündüz
A A

Uzunca Susmak Lazım

İnsan bu; ne yaşarsa yaşasın, ne badireler atlatırsa atlatsın ders alamıyor geçmişten. Tarihin tekerrür edişi en çok aşktan… Yaş hanelerinin bir hükmü yok kaybetmeye alışılmış bedenlerde, hayal kırıklıklarının da öyle. İnsan en çok sevdiklerine ya da sevildiğini sandığı insanlara karşı hatalar yapıyor. Bazen bilerek, bazen de bilmeyerek işliyor günahlarını. Ama yalan söyleyemediği zamanlarda, yalancı çıkıyor. O hep, en çok sevdiklerine… Sussa haksız, susmasa da haksızlığını örtmeye çalışan biri oluyor nedense. Kimse gerçek sebepleri sorgulamıyor.

Bu hayatta hiçbir şeyi doğru düzgün beceremeyenler ise hep haksız çıkıyor ve hep yalancı. Anlatmaktan yoruluyor insan. Anlatamamaktan da… Sonrası sessizlik oluyor, sonrası çabalamaktan vazgeçmek.

Artık anlayabiliyorum, neden sessizliklerin daha anlamlı olduğunu. Neden en büyük acıları çekenlerin, her şeylerini anlatamadıklarını anladığım gibi. Anlatırsan, acımazlar çünkü; bir tekme de onlar vururlar. Anlatmak, zayıflıklarını ortaya dökmek oluverir çünkü. Ve anlatmak, insanlara seni suçlayacak kapılar açar.

Eğer yaralarını açarsan, en çok yaralarını bilenler acıtır canını; bunu da yaşayarak öğrendim. Öğrendim ama yine güvenmekten vazgeçer miyim, bilinmez. Artık, sadece konuşmaktan vazgeçerim ben bu saatten sonra. Güvendiğim dediğim insanlara, kalbimin kapılarını açmaktan vazgeçtiğim gibi. Çünkü insanlar acımasız, insanlar bencil. Çünkü ben çok yorgunum artık.

Yani demem o ki; uzunca susmak lazım. Tecrübeleri de acıları da hayal kırıklıklarını da kendi içinde yaşamak lazım. Çünkü anlamazlar, anlatamazsın. Sadece yargılar ve suçlarlar. Sen sadece anlatmak için çırpınır, kendini kendinden başkasıyla da avutamazsın.

Emine Üstün

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...