Tarif Edebilseydim Anlatırdım

Gece Gündüz
A A

Tarif Edebilseydim Anlatırdım

Bütün şehir uyuyor olmalı; şu an bir ben kaldım ev içinde uyuyamayan. Geceyi gündüze bırakan hava, hafif bir rüzgâr ve biraz da kuş sesleri… Ne zaman aklıma düşsen hafıza loblarımdan düşünme fonksiyonlarıma doğru kan akışı yavaşlar beynimin. Ne zaman tüm insanlardan arınmış şehirde kuş sesleri yankılansa bir şarkı nakaratı belirir kulaklarımda. Ben, ne zaman seni koklasam o gece uyuyamam.

Bu gece de uyuyamadım ben; bu gece de seni özledim aslında. Şehirde ölüm sessizliği, ruhumda giderken bıraktığın yara izleri… Bir adam, bir kadını ne kadar öldürebilir ki daha? Her gelişinde, her gidemeyişinde… Daha fazla kalma, git bence.

Seni hatırlamaya çıktığım yollardan, seni unutarak dönmek isterken bu apansız beliren duyguyu tarif edemiyorum içimde. Bir de beni neden sevmediğinin tarifi yok bende. Keşke sen de benim sevdiğimden çok değil, daha az da olsa sevebilseydin beni. En mutlu, ben olabilirdim o zaman; en rahat uykuyu uyuyan da. Ama sevemedin.

Sevmek; şartlanan, zorlanan ve illâ karşılık vermek zorunda kalınan bir tavır değil elbette. Sevmek, özgürce yapılan bir eylem. Sen, özgür düşlerinin peşinde ve kişiliğine çok uzak mesafelerdesin. Olsun. Mutluysan ve mutlu olduğuna inanıyorsan söylenecek çok da söz kalmamıştır geriye.

Beni düşünme! Elbet hüzünlü şarkılarımın da sesi azalır, beklediğim gemilerin de rotası değişir. İnsanım ben de. Acımı çok derine gömüp biraz daha hayatla bağlarımı koparırım. “Bu acı geçer mi?” diye diye ömrümü heba ederim. Ama yine bir vakit bir yerlerde nefes almayı sürdürürüm.

Emine Üstün

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...