Saksıya Dikilen Her Şey

Gece Gündüz
A A

Saksıya Dikilen Her Şey

Perde aralarından vuran ışık, odada hafif bir müzik…
Etrafa savrulanların arasında, aklımı da savuruyorum.
Mutfaktaki sardunyaların kurumaya yüz tutmuş.
Kahırdan unutulmuş onlar da
Gözyaşlarımla ıslanabilirler artık.
Biraz da eski anıları ekerim köklerine,
Yeşerip yeni umutlara dönüşmelerini umarak
“Umut etmek” ne güzel cümle,
Umut ederek yaşayabilmek de öyle…
İçine atmakla bir saksıya atmak aynı şey olmamalı.
Zaten her şey de atılmamalı; öyle savruk ve düzensiz.

Odada gezinen kedi, üzerimde akşamdan kalma bir mahmurluk
Geceleri de pek uyuyamam nedense.
Sardunyaları sulamayı da es geçtim yine.
Sana ait anıları hafızamda düzenleyemiyorum.
Birkaç dileğim vardı, gerçekleşmesine umut bağladığım.
Bu Hıdırellez’de dikecek bir gül saksısı bulamadım.
Bir başka bahara kaldı dileğim.
Zamana bıraktık yine, bırakılabilecek ne varsa.

Odanın düzensizliği, her şeyin yerle yeksan oluşu
Oldum olası sevemedim ayrılıkları.
Saksıya diktiğim sardunyaların hatırına araladım perdeleri.
Ruhuma iyi gelen ışınlar mı, yoksa bahar havasına teslimiyet mi?
Teslim olmak, kendini bırakmak,
Her şeyi bırakmak bir saksıya,
Geri dönüp bakmadan ardına,
Bırakmak öfkeni zamana…

Emine Üstün

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...