Gölgede Bir Kadın

Gece Gündüz
A A

Gölgede Bir Kadın

Aynada dağılmış saçlarına, akmış göz kalemi izlerine baktı uzun uzun; etrafa dağılmış eşyalar, şu dağınık yatak, sanki ona ait değilmiş gibi geldi. Sanki az önce yaşanan, hiç yaşanmamış gibiydi. “Neden?” diye fısıldadı dudakları, gözlerinden akan yaşlara engel olamadan; ağladıkça sesi kısıldı, ağladıkça içine düştü çaresizliğin. Az önce arkasına bakmadan giden o adam mıydı, uğruna akıttığı gözyaşlarının sebebi?

Kalan biri için fazla kapana kısılmış hissetti kendini. Oysa giden için daha zor olmalıydı bu kararı vermek; yine de kalmakla gitmek arasındaki o çizgiyi kestiremedi.

Her şeyi talan ederken son gücünü de tüketmişti, güçsüz kalmıştı. Bir zelzele kopsa yağmurlar yağsa her yer tarumar olsa geçer miydi bu his? Geçmeyecekti. O kalakalmak hissi, o çaresizlik, giden adamdan kalan… Gitmeye cesaret edemeyen kadının üzerine kalmıştı; giden haklı, kalan kimsesiz hissi.

Son bir cesaret toplasa yatağın kenarına tutunup ayağa kalkabilse belki bir umut, nefes alabilirdi. Şu kafese sıkıştırılmış hissini veren camı kim kapatmıştı? Kim son bir nefesi bile çok görmüştü ona? “Böyle kalamam.” dedi kendine; böyle yıkılamazdı. Yaşanan her şeyi silen son konuşmaları kavgaya dönmüş, geri dönülecek tüm kapıları yüzüne kapatmıştı. Ondan, senden, kimden olduğunu kestiremediği bir acılar kümesi çöreklenmişti içine. Soluk alıp vermesini bile filtrelemişti içindeki o çöküntü.

Kimse böyle sonlar yazmazdı aşkına, kimse giderken yok etmezdi her şeyi. Yaşananların hatırına iyi dileklerini hibe ederdi giden. Kalanın üzerine kalmazdı tüm suçlar. Ama böyle olmamıştı onlara biçilen rol.

Çığlık atmak isterken sesini duymaz olmuş; bütün kuvvetini az önce harcamıştı. Odadaki ölüm sessizliği, daha da içine çekiyordu onu. Şu an bulunduğu yerden çok uzaklarda olsa hatta bir kuş olup uçsa gurbetlere… Dönülmeyecek yollarda bulsa kendini ve hiç dönüş bileti kesmese ayaklarına… Ne de güzel olurdu.

Ama buradaydı işte. Hiçbir yere gidemeyeceği sigortalı bir işi, her gittiği yerde arayacak bir ailesi, depresyonlarında pijamalarını alıp gelen arkadaşları vardı. Aslında çok da yalnız değildi. Sadece aşktan nasiplenememiş, sırtını dayadığı adamların duvarları altında yıkılmış, sık sık yanlış tercihler yapan bir kadındı. İçine düştüğü terk ediliş hikâyesinde sıradan bir kadındı, şu odada.

Emine Üstün

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...