Filmler, Kitaplar, Pişmanlıklar

Gece Gündüz
A A

Filmler, Kitaplar, Pişmanlıklar

Bir filmde izlemiştim. Adam sevdiği kadına, “Hatalarımın bedelini, kendimi yalnızlığa iterek ödedim.” demişti, geri döndüğünde. Ne bulduğu aynı kadın ne de kendisi aynı adamdı ama pişmandı işte.

Yaşayamadıkları için; hiçbir şey söylemeden gittiği, korktuğu, sevdiği kadını yarı yolda bıraktığı için pişmandı. Ve susuyordu. Sadece susuyor, hatalarını içine atıyor, özür dilemeye bile utanıyordu.

Bir adam, kendini yalnız bırakmasına sebep olacak nasıl bir pişmanlık yaşayabilirdi? Nasıl bir hata bu pişmanlığa sürüklemişti onu? Zamanında yanlış bir karar vermiş; sevgiyi başka heveslere tercih etmişti. Şimdi pişman olduğunu bile söyleyemeyecek bir güçsüzlükteydi.

Pişmanlık böyle bir şeydi işte; içini kemiren ama sesini kesen bir çemberdi. Görünmez tellerini ellerinle ördüğün bir kafes… İçinde büyük savaşlar olurken kendi kendini kemirmene, yok etmene sebep olan, hep içinde hissettiğin boşluktu.

Bu film nereden mi geldi aklıma? Ben de ne zaman pişman olsam en sevdiğim filme, altını çizdiğim kitaplara sığınırım. Ben ne zaman korkup kaçsam uykuya sarılırım. Şimdi öyle çok korkuyorum, öyle büyük pişmanlıklar yaşıyorum ki anlat deseniz anlatamam. Belki bir film karesinde, belki de bir kitap satırında rastlarım kendime. Tek bir diyalogda, altını çizdiğim tek bir satırda kendimi bulurum.

Emine Üstün

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...