Ölümle Yaşamak

Gece Gündüz
A A

Ölümle Yaşamak

Kimimiz için her şeyin bitişi, kimimiz içinse yeni bir başlangıç ölüm.

Hangi tarafta olursak olalım, değişmiyor üzüntüsü. Hangi tarafta olursak olalım ölüm, hepimize soğuk ve hüzünlü.

Hele ki hayatında ilk kez en yakınlarından birini kaybetmişse insan, hele ki aniden onsuz kalmışsa…

Yitip gidenin yaşı kaç olursa olsun, hiç kimseye konduramıyor geride kalan. Şüphesiz; ölüm, hiç kimseye yakışmıyor. Sıralı olsa da, acıyı yaşayanlara her ölüm erken geliyor. Ne huyu çıkıyor aklından ne de kulaklarından sesi gidiyor… Kaybedilen sadece bedeniymiş gibi, diğer her şey sevdikleriyle ve sevenleriyle kalıyor.

Onu gerçekten seven için, yokluğuna hiç alışılmıyor. İnsan, her an çıkıp gelecekmiş gibi beklemekten kendini alamıyor. Gurbette hasret çekermişçesine özlüyor. Gelmeyeceğini bile bile bekler mi hiç insan? Bekliyor…

Her ne kadar vazgeçilmez de olsa giden hep dendiği gibi; ölenle ölünmüyor. Ama bir gün öyle birini kaybediyor ki insan, eskisi gibi de yaşanmıyor.

Ölen, hep öldüğü yaşta hatırlanıyor. Akıllarda sadece son görülen hali kalıyor. Fotoğraflar kalıyor çekmecelerde. Baktıkça, acısı tazeleniyor. Ve çoğu zaman, iyi taraflarıyla anılıyor. Anıldıkça, acısı tazeleniyor. Bir hane kalıyor geride. Duvarlarına dokundukça, ölüm soğuğu çarpıyor. Dedim ya; üzüntüsü geçmiyor, hiç değişmiyor hüznü.

Bir yaprak daha düşerken ağaçtan, bir yıldız daha kayarken semadan; bir damla daha süzülüyor yanaklarımızdan ve tüm soğukluğuyla kabulleniyoruz ölümü.

Ona saygıyla…

Elif Güneş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...