Hayat Bazen Aşklıdır

Gece Gündüz
A A

“Yazamıyorum.” dedim.
“Benim buralardan gideceğimi düşün, yazarsın.” dedi.
Burada benimle kalacağını düşündüm, yazıyorum.

“Çok büyük bir dostluk, çok büyük bir duygu, menfaate dayanmayan en temiz hislerle dolu günler ve yıllar… Ve sonra…”

Adını ve sesini ne zaman duysam içimi titreten Zeki Müren’in ağzından, yaşadığı büyük aşka dair bu sözler dökülüyor. Hikâyenin devamı bir hüzün, bir ayrılık barındırıyor olmalı ki daha fazla devam edemeden kapatıyor konuyu. O anki hislerine şahit olabilmek için bu röportajı bulun ve lütfen izleyin.

“Aşk böyle işte…” diye başlayan yazıdan hayır gelmez belki. Ama aşk böyle işte…

Öyle ki:

Ona sarılmak
Rüzgârlı bir günde bir buğday tarlasında yönünü bilmeden koşmak gibi
Dünyanın tüm gürültüsünden sıyrılıp kulaklarında çınlayan bir vapur sesi
Göz alıcı bir çeşit mücevher
En kara kış gününde kenarına tünediğin pencere mesela
Ya da çakıl taşlarından arınmış bir deniz kıyısı gibidir sevgili
Kendine bunu öyle çok yakıştırırsın ki…

Ve onu öpmek
Öyle ateş almaya gelir gibi değil
Hayatının en anlamlı zaman dilimindeymişçesine
Ki zaten onu öpmelerinin hepsi hayatının en anlamlı zaman dilimleri
Almaya doyamayarak verdiği nefesi
Kokusunun başından alması tüm fikrini
Ki zaten kalbin de fikrin de sadece sevgili

Onu sevmek
Varınla yoğunla insanoğlu hiç tükenmeyecekmiş gibi
Ki zaten tükenirse sen de bitermişsin gibi
Ah öyle çok yakıştırırsın ki kendine onu sevmeyi…

“Aşk böyle işte…” diye biten yazıdan hayır gelir mi?
Sonunda hüzün ve ayrılık olmayan, sonu olmayan sevdalarınıza…

Elif Güneş

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...