Homo Sapiens Türünün Erkek ve Dişisinin İlişki Dinamiği: 1. Deney Raporu

Gece Gündüz
A A

Homo Sapiens Türünün Erkek ve Dişisinin İlişki Dinamiği: 1. Deney Raporu

Deney Başkanı: Dr. 735XQC
Tarih: 14.09.2017
Deney Yeri: Dünya Gezegeni

Tüm canlılar doğası gereği ilgi bekler. Ama tüm türler arasında bir tür vardır ki onların bu konudaki beklentisi daha fazladır. Homo Sapiens türünün dişisi olarak bilinen bu türün duygusal zekâsı, diğer tüm türlerden daha gelişmiş olduğu için ilişkilerinde ilgiye daha fazla önem verir. Bu türün erkeği ise tüm canlılar arasındaki en sinsi türlerden biridir. Dişisine büyük bir ilgi ve sevgiyle yaklaşır. Dişi ise bu yemi rahatlıkla yutma içgüdüsüne sahiptir. Erkek, yavaş ve emin adımlarla hareket ederek dişiyi kendine bağlar.

Yaptığımız deneyde, bu türden bir dişi ve erkeği denek olarak kullandık. Deneyin başlarında deneklerimizin arasındaki ilişki gayet iyi ilerlemeye başladı. Ufak tefek oyunlarla erkek, dişiye yaklaşmayı başardı. Dişi, başlarda erkeğe çok da sıcak bakmadı. Bu tip davranışlar, dişilerde başlangıçta görülen bir durum olduğundan sabırla bekledik. Sonrasında erkek, ortaya karşılıksız sevgi ve ilgiyi yem olarak koyduğu için dişi, bu tuzağa direnemeden erkek türüne yaklaştı. Bu şekilde erkek, dişiyi kendine sorunsuzca bağlamış oldu. İlişki, deneklerimiz arasında bir süre boyunca sıkıntısız ilerledi. Belirli bir süre sonra deneklerimizin doğal ortamına birkaç erkek daha yerleştirdik. Bu erkekler, deneklerimizle hiçbir bağı olmayan sıradan erkeklerdi. Tam da tahmin ettiğimiz gibi erkek, dişisini diğer erkeklerden kıskanmaya ve onların, dişisine yaklaşmasını engellemeye başladı. Bu sırada ise normalde gösterdiğinden iki kat daha fazla ilgiyi dişisine gösterdiğini gözlemledik. Bu davranışın, dişinin diğer erkeklerle ilişkilerini engellemek amacıyla yapıldığını düşünüyoruz. Dişimiz ise gelen bu ilgiden çok memnun kaldı ve tam da planlanıldığı gibi erkeğine daha da bağlandı. Denekler arası ilişki hiç olmadığı kadar iyiydi. Asıl erkek deneğimiz, tehditkâr bakış ve konuşmalarıyla diğer erkekleri uzaklaştırmayı başardı. Daha sonra ortama, türün diğer dişilerinden koymaya ve deneğimizin bu konudaki davranışlarını gözlemlemeye karar verdik. Erkeğinin aksine dişi, yeni gelen dişilerle dostça bir ilişki kurdu. Bu şekilde dişide, erkekteki gibi bir kıskanma dürtüsünün olmadığına karar verdik. Fakat ilerleyen saatlerde ulaştığımız sonuçlar bizi hayrete düşürdü. Dişimiz, erkeğimizin yanına yaklaşan diğer dişilere hiçbir tehditkâr söylemde bulunmuyordu fakat erkeğine karşı büyük bir davranış değişikliği içindeydi! Bu şaşırtıcı gözlem, bizi daha önce yapılmış olan deneyleri incelemeye sevk etti. 2013 yılında yapılmış olan “Homo Sapiens Dişisinin Davranış Bozuklukları” isimli deneyde de tıpkı böyle bir davranışa rastladık. Muhakkak erkeklerde de ancak yoğunlukla dişide görülen bu davranış bozukluğunun isminin “trip atmak” olduğunu gözlemledik. Türün erkeği, tehditkâr başka bir erkek alana girdiğinde erkeğe karşı gardını alıyor ve dişisine olduğundan daha fazla ilgi gösteriyordu. Dişi ise bunun tam tersini yapıyordu! Herhangi bir dişi tehdit alanına girdiğinde o tehditle arkadaş oluyor ve önce onu tehdit olmaktan çıkarmaya çalışıyordu. Bu davranış işe yaramazsa da diğer dişilere büyük bir öfke duyarak, erkeğine olan ilgisini kesin ve aniden kesiyor ve adına “trip atmak” denilen eylemi gerçekleştiriyordu. Bu buluş, bizi derinden heyecanlandırdı. Bu sayede deneyi bitirmek yerine, başka etkenler sayesinde ilişki dinamiğinin nasıl değiştiğini gözlemlemeye karar verdik.

Deneklerimizin doğal yaşam alanlarına bu sefer erkeğin yakın ilişkide bulunduğu ve bu tür arasında “dost” olarak adlandırılan erkekleri koyduk. Erkek deneğimiz, dostlarını görünce çok memnun oldu ve dişiye verdiği tüm ilgisini ikiye bölerek dostlarına da vermeye başladı. Bu sırada da erkek dostlarına dişisini gösterip böbürlendiğini gözlemledik. Fakat diğer erkekler deneğimize karşı, dişisine gösterdiği ilgiden dolayı tepki gösterdi. Başlarda bu tepkinin ne olduğunu anlamadık ama sonradan bu türün erkekleri arasında sıkça görülen “dalga geçme” eylemini gösterdiklerini anladık. Gelen baskıya dayanamayan erkek, dişisine olan ilgisini gözle görülür bir şekilde azalttı. Bu durum, erkek ve dişi arasındaki ilişki dinamiğini kökten değiştirdi. Tam da bu sırada dişi deneğimizin hemcinsi olan dostlarını ortama yerleştirdik. Bu grup deneğimize, erkeğe daha fazla kızması ve “trip atma” denilen davranışı uygulaması için destek verdi. Deneklerimiz, baş başa iken hiçbir sorun yaşamazken “dost” denilen çevrenin aralarına girmesiyle ilişkilerinde büyük bir gerileme içine düştü. Hayatlarına giren bu sosyal çevre sebebiyle deneklerimiz, daha fazla dayanamayarak yollarını ayırmaya karar verdiler. Fakat bu karar, bizim sandığımız gibi kolayca değil, gayet ilkel ve vahşi bir şekilde gerçekleşti. Bundan, Homo Sapiens’lerin kavga konusunda diğer türlerden çok daha soğukkanlı ve acımasız olduğu sonucunu çıkardık.

Artık deneklerimiz, başka Homo Sapiens’lerle ilişki yaşamaya hazırdı. Ya da biz bu sonuca varmıştık. Fakat bu tür, diğer canlı türleri gibi basit değil, oldukça karmaşıktı. Bu kavga sonrası yollarını ayıran deneklerimiz, uzun bir süre boyunca belirli aralıklarla ilişkilerine tekrar başlayıp bitirmeye devam ettiler. Fakat her seferinde dişi daha kavgacı, erkek ise daha az ilgili olmaya başladı. İki tarafın da diğer Homo Sapiens’lere karşı tahammülü azalıyor ve kıskançlık denilen eylemi daha sık gerçekleştirmeye başlıyorlardı. Deneklerimiz, bu türde çok yaygın olan, “evlilik” adlı eylemi gerçekleştirmeye karar verdiler. Evlilik, en basit tanımıyla dişi ve erkeğin birbirleriyle ölene kadar birlikte olacaklarına dair söz vermeleridir. Daha detaylı bilgi için 2006 yılında yayımlanan “Homo Sapiens Türünde Görülen Toplumsal Davranışlar” makalesini inceleyebilirsiniz. Bu kadar karmaşık ve şiddetli bir ilişki yaşayan deneklerimizin, böyle bir eylemi gerçekleştirmeye karar vermeleri, sanıyoruz ki tüm bilim insanları arasında büyük bir şok etkisi yaratacaktır. Deneyimizin sonunda, agresif ve mutsuz bir ilişki yaşayan deneklerimiz, ölene kadar birlikte olmaya söz verdiler. Bundan sonraki deneylerimizde de yine ilişkileri inceleyip deneyler yaparak farklı ve mantıklı bir sonuca ulaşmayı umuyoruz.

Sonuç:
Denekler, birbirlerine karşı sevgi ve ilgileri azalmış olsa da birlikte olmaya devam etmeye karar vermişlerdir. Buradan, Homo Sapiens türünün dişisinin, erkeğin ilgi tuzağına düştüğü fakat bir süre sonra ilgi kaybolsa bile ortamda kalmaya devam ettiği; erkeğinin ise dişisine karşı ilgisini yitirse bile sahiplenme ve kıskançlık duygusuyla asla dişisinden kopamadığı çıkarımında bulunulmuştur. Şimdilik Homo Sapiens türünün, ilişkilerinde acı çekmek ve mutsuz olmaktan hoşlandığına karar verilmiştir.

Efsun Etlioğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...