Hiç Anlatılmamış Bir Hikaye

Gece Gündüz
A A

Hiç Anlatılmamış Bir Hikaye

Adam soğuğa aldırmadan oturuyordu ıslak toprakta. İçi yangındı, içi afet. İçi o gece kordu adamın. O kadar canı acıyordu ki, kaburgaları o kadar yanıyordu ki dayanılacak bir acı değildi bu. Nefes almaya uğraştıkça daha da büyüyordu boğazındaki eller. Bu yüzden arkasından usulca ona yaklaşan bir başka adamı fark etmedi bile. Gelen kişi karşı tarafına oturdu. Aralarında kalan mezara dokunmak istemiyordu gelen kişi. Adam ise o mezara girmek istiyordu, kalbi öylesine bir yanıyordu ki. Mezarın üzerindeki toprağı okşuyor ve ağlıyordu adam. Gelen kişi adamın suratına bakamıyordu bu yüzden gözü mezarda konuşmaya başladı.

+Üşütüp hasta olacaksın bak burada.
-İyiyim ben.
+Altmış yaşına geldin, sen kendini delikanlı mı sanıyorsun?
-İyiyim dedim sana.
+Kardeşim, hadi gidelim.
-Sen git, ben daha buradayım.

Kısa bir sessizlik oldu aralarında. İkisi de bu konuşmaların boşuna olduğunu biliyordu ama konuşmazlarsa öleceklerdi.

+Kaç yıl oldu öleli. Zaman ne kadar hızlı geçti.
-34 yıl, 2 ay.
+34 yıl 2 ay 18 gün oldu kardeşim.
-Vaayy, sen bilir miydin böyle şeyleri.
+Onu sadece sen sevmedin kardeşim. Bende senin kadar sevdim onu. Hatta belki senden bile fazla.
-Sen kimseyi sevmedin. Kendinden başka yani.
+Yanlış!
-Doğru! Sen onu, onun seni sevdiği kadar sevmedin. Ben onu, onun seni sevdiği kadar sevdim ama.
+Kardeşim, hadi gidelim artık. Burada oturmanın kimseye faydası yok.
-Bazı şeyler faydalı olsun diye yapılmaz. Ben gitmiyorum hiçbir yere sen git. Hem ben senin kardeşim değilim. Eskidendi o
+Yapma oğlum. Biz kardeşiz. Belki ana baba bir değil ama yürek bir kardeşiz. Kalbimiz bile aynı kadın için attı bizim. Biz kardeşiz.
-Attı değil! Atıyor. Senin değil belki ama benim kalbim hala onun için atıyor.
+Böyle böyle hasta olacaksın. Allah korusun kaç yaşında adamsın. Başına bir şey gelirse…
-Gelsin! İnşallah gelsin de bitsin bu acı. Öleyim de bitsin bu yangın artık. Burası buz gibi ama ben yanıyorum birader! Yanıyorum ben!
+Kardeşim o da istemezdi böyle yapmanı. 34 yıldır her ay aynı gün gelip ağlıyorsun burada.
-Ne yapayım peki! Senin gibi mi yapayım. Başkasıyla evlenip, çoluk çocuğa mı karışayım? Unutayım mı onu senin gibi?
+Ben unutmadım ki onu.
-Sus! Sus yalan söyleme bana! Sen unuttun onu. Benim aldığım her nefes onun içinken sen unuttun onu! Gittin sen. Sadece onu değil beni de bırakıp kaçtın! Gidip başkasıyla evlendin. O seni çok sevmişti. Sen sevmedin onu!
+Sevdim. Hem de deli gibi sevdim ama o öldü kardeşim. 34 yıl oldu. 34 yıl. 60 yaşına geldin hala hayatı kendine cehenneme çeviriyorsun.
-Sana geldi be o! Kaç ay sonra geri geldi, sana geldi! Sen ne yaptın? Öldürdün onu.
+Ben mi öldürdüm! Sen öldürdüm be onu. O yüzden hala geliyorsun senelerdir. Vicdan azabı o kadar iğrenç bir duygu ki kardeşim buraya kadar getiriyor seni her ay. O tetiği sen çektin kardeşim. Sen öldürdün onu.
-O da senin yüzünden! Ben o tetiği sana çektim! Ben seni vurmak istedim, seni öldürmek istedim onu değil!
+Ama onu vurdun! Hep ben suçluyum dimi kardeşim. Hep ben hatalıyım, sırf ben zengin oldum diye, sırf ben başkasına âşık oldum diye hep ben suçluyum dimi kardeşim!
-Sen onu bıraktın! O sana geldi, tüm gururunu ayaklar altına aldı sana geldi! Sen ne yaptın? Kovdun onu. Zaten yaralıydı o, zaten üzgündü hep. Ben 10 yaşımdan beri onu mutlu etmek için kırk takla atarken sen hiçbir şey yapmadın. Ama sen daha çok mutlu ettin onu. Ben ona tüm dünyamı sunmuşken sen gittin başkasına açtın kollarını. O sana gelmişken sen gittin birader!
+Ben sevdim kardeşim. Onu da sevdim evet ama başkasına âşık oldum sonra. Ona yalan mı söyleseydim?
-Hani seviyordun lan onu. Hani benden bile çok seviyordun!
+Senden bile çok sevdim dedim ben. Geçmiş zaman yani. Ama sonra başkasına âşık oldum.
-Lan ben onun için ölürdüm be. Ben kimseyi sevmedim sevemicem de ölene kadar. Sen benden daha çok sevseydin gözün zaten başkasını görmezdi ki! Benim için dünyada bir kız vardı be. Tek bir kız vardı. Sen onu benden daha çok sevemezsin birader. Bu hayatta kimse onu benden daha çok sevemez. Onu benden daha çok bir rabbim sever o kadar.
+Tamam kardeşim tamam sen daha çok sevdin anladım. Hadi kalk artık bize gidelim ha?
-Gelmem ben senin evine. Karın var çocukların var. Gelmem ben!
+İçmeye gidelim o zaman. Ayhan abinin meyhaneye eskisi gibi tıpkı, ne dersin ha?
-Biz artık aynı rakı masasına oturamayız seninle. Rakının bardağa dökülüşüne yazık olur.
+Hep böyle edebiyat yapardın eskiden de, yazıyor musun hala?
-Yazıyorum tabi. Sadece ona yazıyorum ama.

-34 sene. Dile kolay anca, yüreğe nasıl zor bir bilsen.
+Öyle kardeşim öyle. Hep aşk şiirleri mi yazdın?
-Evet. En çok da hapishanede yazdım.
+Kaç kere geldim hapisteyken ziyaretine. Hiç konuşmadın benimle.
-Senin yüzünden girdim ben hapse, ne diye konuşayım!
+Ben mi dedim sana al silahı dikil karşıma diye.
-O sana geldiğinde ben başkasını seviyorum demişsin, geldi yanıma hüngür hüngür ağladı. Kendimi öldürücem dedi. Senin yüzünden ölseydi ne seni ne kendimi affedemezdim.
+Şimdi de senin yüzünden öldü kardeşim. Şimdi affettin mi beni ya da kendini.
-Benim yüzümde ölmedi yine senin yüzünden öldü. Ben seni vuracaktım ama atladı önüne. Zaten ben kimi sevsem ya el oldu ya toprak anasını satayım! Doğduğumdan beri kaderim böyleyse demek ki. Gidip gidip ciğerimi sökenlere buyur ettim yine aynı ciğeri be!
+Kardeşim hadi be gidelim!
-Yok birader. Bugün son artık. Bugün ıstırabımı bitirmeye geldim buraya.

Cebinden silahı çıkarıp başına dayadı adam.

+Dur kardeşim dur! Allah aşkına yapma!
-Artık çok geç birader. Ben daha fazla bu acıyla yaşayamam. Sen nasıl dayandın, sen nasıl acımadın bilmiyorum. Sen nasıl unuttun bilmiyorum ama ben yapamıyorum birader, olmuyor dayanamıyorum artık.
+Kardeşim diyorum bak! Sen benim ciğerimin bir köşesi, yapma bunu sende sökme benim ciğerimi!
-Hep benim ciğerim söküldü birader. Bir kere senin ciğerin sökülsün bakalım.
+Kardeşim!
-Onu biz öldürdük kardeşim. Sadece sen değil, sadece ben değil onu biz öldürdük. Hoşça kal kardeşim! Hoşça kal.

Mezarlığı silah sesi doldurdu. Mezarın üstüne yığıldı adam. Sevdiği kadının mezarının üstüne yığıldı. Sonunda bitti tüm acısı, tüm derdi. Tüm yangını söndü sonunda. Ve tıpkı planladığı gibi, sönmeden hemen önce o ateşten sıçrayan bir kıvılcım o an mezarlıkta nefes alan tek adamın kalbine düştü.

Efsun Etlioğlu

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...