Detaylara Kaçınmak

Gece Gündüz
A A

Başının en arkasında çivilenmiş gibi batan sinirler, yetersiz uykusunun habercisiydi. Onun için daha da acınası olan şey ise kalkmasının, vücudunun bu yoksul uykunun yetersizliğine olan isyanını tatmin edemeyecek derecede önemli olmasıydı. Hem de o kadar önemliydi ki bu kalkış, yalınkat bir hazırlanma ile kahvaltının bir arada olması bir seçenek bile olamazdı bu sabah.

Vaktini hazırlanmaya harcamak, dükkânına gelecek olan kadının otoritesini azaltmak uğruna lüzumlu bir davranıştı. Yatağı yerine yine divanda yattığı için tutulan omzu duruşunu bozuyordu. İki eliyle omuzlarını sıkıp kaskatı kesilmiş kaslarını biraz olsun yumuşatmaya uğraştı. Bütün gece uğraştığı siparişini alıp sokakla arasında tek bir kapı olan evinden çıktı. Mahremi ile dışarısı arasında bu kadar küçük bir engel olması aslında bir insana güvensizlik vereceği yerde onun hoşuna gidiyordu. Ona göre bir insanın huzur duyduğu, hoşlandığı bir timsalden çabuk ayrılabilmesi iyi bir marifetti.

Bunun zorluğunu azaltabilmek için uzun zamandır sokaktaki her bir detayı inceler ve evinden kopmayı adım adım hâle getirip kolaylaştırdığı gibi dönüş yolunu da daha çekilir kılardı onun için. Benimsediği her detay, onun için bir basamaktı. Bu yüzden evin yolu, onun için hiç uzamazdı. Evinin tam karşısında duran avize dükkânı, aralıklarının gereğinden fazla tutulduğu Arnavut kaldırımının taşları, mamullerinin kokusuyla alakası olmayan fırın… Bu camları kirli ve eski görünümlü olan dükkânlar, adeta sahiplerinin karakterlerini yansıtıyordu. Avize dükkânı, en az sahibi kadar çirkin ve somurtkan; fırın, aynı sahibi gibi güler yüzlü fakat gülüşünün altındaki işgüzarlığını ve inatçılığı simgeleyen her ifadesi gibi iticiydi.

Hoş görüntüsünü yerle bir ettiğini düşündüğü elindeki ağır çuvaldan bir an önce kurtulmak için hızlı hızlı dükkânına doğru yürüdü. Dükkânın kapısının önüne geldiğinde çuvalı özenle yere bırakıp anahtarlarını yokladı. Kapıdan içeri girer girmez rahatladı ve siparişini nasıl sunacağının provalarını yapmaya başladı. Biraz sonra müşterisi gelip onu selamladı. Kibarlık olsun diye sorulan birkaç hâl hatır sorusundan sonra konuya girdi:

– Hazır mı?
– Evet.
– Görebilir miyim?
– Elbette.

Onu, atölyenin arkasına yönlendirdi ve özenle örttüğü örtüyü kaldırdı. İçinde hem başarılı olma ihtimalinin duyurulacağına ramak kalmanın heyecanı hem de kendisinden beklentisinin düşük olmasından kaynaklanan bir “acaba” korkusu, birbirleriyle itişiyorlardı. Bu korku, başaracağı heyecanından hep sonra gelirdi ve her ihtimale karşın, hayal kırıklığını azaltsın diye hep tetikte beklerdi. Kadın, eserin etrafında şöyle bir dolandıktan sonra konuşmaya başladı:

– Gerçekten çok başarılı…

Sonrasında konuştuğu her şey, onun için küçük bir detaydan ibaretti. O günün sonunda eve giderken detaylarla geçiştirdiği boşluğunda ilk defa kendini düşünmeye bıraktı…

Duygu Sökmen

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...