Sancı’m

Gece Gündüz
A A

Sancı’m

Pes edip her şeyinle gidiyorum.
Susup tacımı kucağına bırakıyorum,
Anahtarı sende olan kaç hayalim var?
Kaç sarnıcın gölgesinde sözler yaktım sana?
Ve/veya kimin omzundan ipek şal gibi aktım zamana, bilemem.
Bu sen değilsin.
Yitirilmişin ortasında bir kurşun gibi içime işledin,
Gülüşüne yaslanıp göğe çıkan göğsüm tedirgin,
Herkes artık özgürlüğünden emin,
Ben… Yankılarını taşıyorum “iyi ki” diyen sesinin,
Vaziyetin, gidişinle ihtilal haline dönüştüren kaburgamda sancı.
Çığlık çığlığa sana susuyor olmam da cabası.
Oyalanıyor ruhum,
Adını işitmeyeyim diye çok kaçtım benden,
Hep aynı soruları soruyorum,
Neler umdum da gidemiyorum bir senden.

Kendimi uykuya boğup, olmadığın güne uyanmak istemiyorum.
Hayatım boş bir kutuda bayatlamış ve ben göz ucuyla seyrediyorum.
Yanık bir türküye emanet bugünüm, yarına kısmet.
Sabahına dik yürümem meçhul.
Perdeyi aralamaya gücüm kalır mı, sanmam.
Çıkışlarım bırakır bırakmaz sana karışıyor,
Uzunca duruyorum, canım acıyor.
Yanışlarıma sırtını dönüşünü unutamam.
Bir de
Bundan ötesi olamaz derken, sular içinde gemimin güvertesi.
Nefes kesiyor sensizliği düşündükçe ayın karanlık hali.

Ama galiba,
Hak ettiğimden değil de senin bu kadar oluşundan yarımım.
Bana söylenmiş sandığım binlerce yarının hiç olmayışına tanığım,
Kal diye şehri sırtıma vuran bana dik yokuşta çelme atışına,
Sevişine yenik düşüp aslında hiç olmamış oluşuna,
İçimi bulandırıp, küskün geçen günlere bırakışına kırgınım.

Dünya Pamuk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...