Ona Hasret, Sizlere Selam Olsun

Gece Gündüz
A A

Ona Hasret, Sizlere Selam Olsun

Bir kadının gülüşü ne denli güzel olabilir?
Ya da bir kadın düşünün; uzun siyah saçlarıyla şu kısacık ömrünüzde gözbebeklerinize oturan…
Ben düşündüm.
Sizin fikirleriniz şu tarafta bekleyedursun; ben, size yeryüzünün en güzel gülümseyen adamından bahsedeceğim.
Şimdi konunun ne denli güzel kadınlardan centilmen beylere geçtiğini sorduğunuzu duyar gibiyim, sormayın.
Anlatmam gerek.
Bazı şehirleri hep merak etmişimdir. Ve kentlerin meydanında oturup sabaha kadar şehri seyredip kurduğum hayallerin gerçekleşmeme ihtimallerine gülüp kendimle alay etmeyi istemişimdir hep.
Ya da Paris’in en şık otellerinden birinde kalıp gecenin tam 3’ünde şarap içip şiir yazmayı, gün doğumunda tüm şehri gezip yanıma sadece şarkılarla dolu bir kasetçalar alıp dar sokaklarda yürümenin hazzını yaşamak istemişimdir.
Tamam, tamam; oradan bir yerden “Tuhaf…” dediğinizi duyar gibiyim ama bunlar sadece hayal.
Bir de tüm bunların yanı sıra hayal olmaktan çıkıp gerçekten göğsümde atan, gönlümün en ince yerinde nefes alan biri var.
Gününü, saatini hatta salisesini bildiğim, gördüğümde kaburgamda atmaya başladığını hissettiğim; bir de gülüşünde, hani o en nadide güllerin açtığını en uzaktan gördüğüm adam var; hiç kimsenin, içimi böyle titretemeyeceğine ve beni böylesi güzel sevemeyeceğine inandığım o adam.
Tanrı onu, gülüşüyle benim ona sırılsıklam âşık olmam için yaratmış olabilir miydi? Olmalıydı.
Hatta öyleydi belki de. Tabii ya; Tanrının işine karışılmazdı vesselam.
Bu zamana ait olmayan iki kişiydik biz. Tek kişi olduğumuz günlerde birbirinden kopamayan, umudunun bittiği yerde inadı başlayan, gülüşünden öpmeyi bilenlerdik. Sonra ne mi oldu?
Bir veda şarkısı çaldı; o söyledi, ben dans ettim. Biz, birbirimize sarıla sarıla veda ettik.
Şimdi şu zamana dönüp bakıyorum da içim kırgın, tadım-tuzum kalmamış; gönlümde onun özlemi, hâlâ aynı günde onu bekleyen bir kadın olarak, kalan hayatıma devam ediyorum.
Güzel bir kadın olmanın ehemmiyetini yitirdiği günlerde…
Onu sorarsanız; sormayın. Tüm hayatımın hayallerini, tozpembe olmaktan kurtaran o adam,
“Biz seninle başka hayatların insanı, sen apayrı bir hayatın kadınısın.” sözlerini kulağıma fısıldayarak gitti.
O, gitti. Ben, dünyanın en güzel kadını olmaktan vazgeçtim ama o, yine yeryüzünün en güzel gülen adamı olarak kaldı. Ve öyle ki o: Tanıdığım, bildiğim, sahip olduğum tek gerçek…
Kırgın mıyım? Elbette. Yüzüm asık ama onu çok özledim.
Sahi bir gün bir yerde karşılaşırsanız ona, bende hâlâ bir yerde saklı olduğunu söyleyiniz.
Ve biliniz ki bir kadın, sadece sevdiği adamın yanında güzeldir.
Ve unutmayınız efendiler; kadınlar, sadece güvendikleri adamların yanında özgürdürler.
Hepinize selamlar olsun; ona, gönlümün en ince yerinden hasretle…

Dünya Pamuk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...