Küçüğüm

Gece Gündüz
A A

Küçüğüm

Aklım buz kesti, sensiz.
Aklımın odaları sana çıkmayan binlerce sözle dolu,
Bir araya gelemeyen düşük eylemli fiiller gibi, ne garip.
Kadınlar diyorum, kadınlar başka bir şey.
Göğü yere sarıp, yüreği avuca sıkıştırabilen,
Gülümseyişinde nice derdi saklayabilen,
Tam olmasa da gayreti yarımı kaybetmemekte bulabilen,
Amma!
Ama kapıyı veda edene hep açık bırakabilen türden.
Kalmana hayran olurum ama gidersen de tutmam dercesine.

Kadınlar tacını neden gözü yaşlı adamlara emanet eder?
Ceketini ömrümün askılıklarına assın diye mi,
İçinde kırılmamış ne varsa yerle bir etsin diye mi?
Ben biliyorum.
Ben hırkasını yüreğime asan bir adamı sevdim;
Kırlangıcı saçlarında, sesini “Merhaba!” deyişinde,
Şımartılmamış tüm kelimelerinde,
Ayaklanan ruhumda, şaha kalkan heyecanımda,
Sevişlerinde, sevişmelerinde,
Nefes alınca içime dolan iç çekişinde,
Belki biraz bugünde, daimi gülüşlerinde,
Seviyorum demelerin bile yetmediği gecelerde, çok sevdim.
Ve hırkasını aldı gitti.
“Küçüğüm!” dedi, sevmelerim büyük olsa da
Sen bana çocuk ben sana arş kalırım.
Yetmez parmaklarının üstüne basmanla ömrün bana,
Yetmez tenimin açlığını ruhun kapatmaya, eksikliğini doyurmana
Yetmez göğsünde uçan kuşların kanatları benim semama,
“Yetmez!” dedi, gitti.
Bilemedi, yetmeyenin içimdeki boşluk olduğunu,
Bilemedi, tavana bile artık sustuğumu,
Bilemedi, “Küçüğüm” dediği kadının ona çocuk olduğunu,
Bilemedi hiç onurumun gururuna vefa gibi dolduğunu;
Sırtını gülüşüme kapatarak gitti.
Ve ben bir daha hiç çocuk olmadım.

Dünya Pamuk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...