Ayakkabı Sandığı

Gece Gündüz
A A

Ayakkabı Sandığı

Gülümsüyorsun.
Tenime yapışan canım, ayaklanıyor sana doğru
Akşamüstü senin sesin, dalda leylaklar aceleci açıyor, en kırmızısından kokan şarap sığmıyor kadehe
Seyre dalıyorum seni, ne güzel şey seni seyretmek.
Bozkırların esintisi, çatık kaşlarının arasına gizlenmiş sanki
Ve omuzlarından aşağıya düşen kahve kokan saçlarında ben, kayboluyorum.

Mavisin sen.
Deniz de sensin, gökyüzü de
Uçurtma olurum semalarında, belki bir güvercin, belki kıyılarına bir balıkçı teknesi
Yüreğimin en ince yerinde adın, parmak uçlarımda sızım sızım sızlayan özlemin
Oturmaya derman bırakmayan dizlerim, vakitsiz çalar kapını
Sıyırınca günü üstünden geceye, sesine sarılma hissi vurur içimi
Işıklarımı söndürür sana yanarım, sana yakarım mum gibi kendimi…

Tam olamıyorum sensiz; yetmiyorum, yetemiyorum bana bile
Sen, tutuşan gönlümün ismi, mürekkeplerin tükendiği kadın
Büyüdüm. Ekmeğim, alın terim.
Yaşamak seni; bir devrim, bir kitap, altı kara kalemle çizilen cümle; sensin.
Ve ben, gecenin bir vakti sana vurulurum
Ve hiçbir gece, gülüşün kadar yakışmaz bu şehre
Ben sana divane, sen benden habersiz
Olsun.
“Belki,” diyorum, “Temize çıkınca kömür karası ellerim, kavuşurum sana.”
Aramızda bir ayakkabı sandığı olsa da…

Dünya Pamuk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...