Anne

Gece Gündüz
A A

Anne

Bugün bazı şeyleri daha iyi anladım.

Birçok şeyi ertelemenin, sabah alarmını ertelemekten farksız olduğunu gördüm. Sabah kahvaltısında içilen çayın, ardından yakılan ve sözde baş ağrısına iyi geldiğini iddia ettiğimiz sigaraların, bir bir tükenmekte olan ve bizim hiç umurumuzda olmayan uykumuzun ne kadarda az önem arz ettiğini anladım bugün. Bugün günlerden 3 Ekim.

Hava şartları o kadar da çetin değil, zaten benim de cepteki tüm parayı bir paltoya verecek kadar zengin olmadığımı anlamışsınızdır.

Anlamak, ikna olmaktan daha güzel bence. Mesela, kimse sizi inandırmaya, “Hayır canım bu böyle!” “Bu işin aslı budur!” gibi gereksiz ama gereksiz insanların gerekli bulduğu deli saçması kelimelere, sizin de onay vermenizi beklemiyor.

Hiçbir şeye inanmak zorunda değiliz. Anlamak, mantık işi ise inanmak kelimesini dışarı alalım lütfen.

Bizler, her birimiz, bütün mahalle, mantıklı kişileriz. Bize doğru gelen veya bizim doğrularımız adı altında gayet de iyi insanlarız bence.

Üstümde yeşilin en sevmediğim tonlarından birine boyanmış bir hırka, “Asla kıyamam.” dediğim küt saçlarım, tartıya her çıktığımda 5 rakamının yanına gelen başka bir rakam, kahvaltıda 3 yeşil zeytin, eve 2 günde bir alınan ekmek ama saltanatı asla yıkılmayacak olan kahvem ile iyiyim sayılır.

Televizyon seyretmek bile lüks geliyor bana şu aralar, bir kanepeye oturup günlerce annemi düşünmek istiyorum. Annem. Sahi, size hiç bahsetmedim.

İpe itina ile asılan çamaşırlar, tabağa kimsenin hakkı geçmesin diye boğazından az geçirdiği lokmalar, çocuklar üşümesin diye sobanın bilmem kaç metre uzağında oturduğu yer minderi; her cefayı sefa diye anlatan ve “İyi ki doğurmuşum sizi.” cümlesini, çektiği yoksul çocukluğundan söz ederken bize sarılıp söyleyen annem için şu hayatta yapabildiğim tek şey, ona sarılabilmek.

Bazı zamanlar, özellikle akşam olunca şehirdeki evlerin ışıkları yanarken neler olup bittiğini düşünürüm. Aç çocuk var mı? Kaç kadın şiddet görüyor bu gece? Acaba inşaat iskelesinden sağ salim inip eve dönebilen babalar var mıdır? Fakirliğin gözü kör olsun diye söylenen ananeler, bugün de pirinç çorbası mı yaptılar acaba? Neyse. Neyse demek bile işten değil ama ben, içimdeki şu hüznü konsolun üstüne bırakıp size kaldığım yerden, benden söz edeyim.

Ben, iyi biriyim esasen ama keşke annem kadar güçlü olabilsem. Keşke anneler ölümsüz olsa.

Dünya Pamuk

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...