Serüven

Gece Gündüz
A A

Serüven

“Yazılacak şey vardır, yazılmayacak şey vardır. İkisini ayırt etmek gerekir.”
Sabah bu düşünceyle uyandı.
Terliklerini giyindi.
Banyoya gidip dişlerini fırçaladı.
Üzerini giyindi.
Arabasına bindi.
İşe doğru yola çıktı.
Trafik ışıklarına gelince bir çocuk elinde sünger bir bezle çıkageldi.
“Sileyim mi abi?”
Hiç umursamadan geçip gitti.
Çocuk diğer arabalara yöneldi.
Saatler geçti, bir kadına denk geldi.
Telefonla konuşuyordu kadın.
“Sileyim mi abla?”
Kadın çocuğu gülümseyerek 5 lirayı uzattı.
Çocuk aldı.
Kadın konuşmasına devam etti.
Yeşil yandı.
İlerledi.
“Anne, ben iş gezisindeyim şimdi. Birkaç ay kalıp döneceğim.”
“Kaç ay sürecek?”
“4 ay.”
“Tamam, aksatma işini çabuk gel.”
Telefonu kapattı.
Bir süre ilerledikten sonra durdu.
Arabadan indi.
Devasa bir gökdelenin önündeydi.
Hızlıca yürüyordu.
Binanın içine girdi.
Hızlı adımlarla yürüdü.
Yürüdü.
Topuk sesleri kulaklar çınlatıyordu.
Yürüdü.
Masa başına geçti.
Üstü başı kir içinde bir adam elinde kâğıtla çıkageldi.
Kadın kâğıdı imzaladı.
Adam işinin başına, yerleri süpürmeye koyuldu.
İyice sildi süpürdü.
Bir adam elinde sigara koridorda yürüyordu.
Birkaç kül döküldü yere.
Temizlikçi onu sildi.
Adam elinde sigara hâlâ yürüyordu.
Birkaç fırt çekti içinde.
Çöp kutusuna attı.
Masa başına geçti.
Telefonla konuşmaya başladı.
“Karıcığım, seni özledim.”
“Ben de seni. Ben de seni.”
“Akşama ne yemek var?”
“Tavuklu pilav.”
“Oh, süper.”
“Geç kalma.”
“Görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Telefonu kapattı.
Kadın da telefonu kapattı.
Telefonunu masaya bıraktı.
Mutfağa yöneldi.
Hazırladığı pilavı alt üst etti.
Salona geçti.
Elinde kitap öylece okuyordu.
Okuduğu kitap Çağdaş Alman Öyküleri Antolojisi’ydi.
Onu bekleyen kahvesinden bir yudum aldı.
Satırları okumaya devam etti.
“Sonunda bir düdük sesi duyuldu, lokomotif de cevap verdi buna, tren yavaş yavaş hareket etti…”
Dışarıdan bir ses duyuldu: “Günay!”
“Ekmek almayı unutma.” diye bağıran kadın içeri geçti.
Televizyonda evlendirme programı vardı.
Kadın televizyonu kapattı.
Çocuğunun odasına girdi.
Oğlunun başını okşadı.
İçeri geçti.
Çocuk Legolarla oyun oynuyordu.
Bir tren ve bir de ev yapmıştı Legolardan.
Legolardan bir de itfaiyeci vardı oyuncakların içinde.
“Şu yangını söndürmemiz lazım.”
“Hadi çabuk olalım.”
Çocuk Legoları bıraktı içeri koştu.
Bu serüven öylece sürdü gitti.

Dilara Pınar Arıç

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...