Sehpa

Gece Gündüz
A A

Sehpa

Mantık ders kitabını eline aldı.
Sehpanın üzerine bıraktı.
İçinden hiçbir şey gelmiyordu.
Canı sıkkındı.
Cüzdanını eline aldı.
Parasını saydı.
Tekrar cüzdanına koydu.
Eline bir lira aldı.
Yazı tura attı.
Yazı çıktı.
Tekrar attı.
Tura çıktı.
Tekrar attı.
Yazı çıktı.
Tekrar attı.
Eliyle tuttu.
Yazı çıktı.
Cüzdanına tekrar koydu.
Odada bir süre dolaştı.
Hâlâ canı sıkılıyordu.
Telefonu çaldı.
Açtı.
“Merhaba.”
“Merhaba.”
“Nasılsın?”
“İyiyim. Sen nasılsın?”
“İyiyim.”
“İşler nasıl gidiyor?”
“İyi.”
“Canın mı sıkkın senin? Pek konuşmuyorsun.”
“Evet.”
“Anladım.”
Derin bir iç çekti.
“Kahve falan iç.”
“Tamam. İçerim.”
“Kendine iyi bak.”
“Sen de.”
Telefonu kapattı.
Sehpanın üzerine koydu.
Odada bir tur daha attı.
Stüdyo daire olan evinin mutfağına geçti.
Su kaynattı.
İçine granül kahve koydu.
Karıştırdı.
Deniz manzaralı penceresinin karşısındaki koltuğuna oturdu.
Kahveyi yudumladı.
Biraz ılısın diye bir süre bekledi.
Yudumlamaya başladı.
Dakikalarca yudumladı.
Denizi izledi.
Eline bir kâğıt aldı.
Bir şeyler karaladı…
Şöyle bir baktı.
Resimde bir adam oturmuş, kahve içiyordu.
Kendini çizmişti yani.
Kahveden son yudumunu aldı.
Keyfi yerine gelmişti.
Şöyle bir denize baktı:
“Teşekkür ederim deniz.”

Dilara Pınar Arıç

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...