Şapka

Gece Gündüz
A A

Şapka

Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.
Her damlayı bir melek düşürürmüş.
Melekler düşüyordu yani.
Bir adam elinde şemsiyesi yürüyordu.
Yürüdü.
Yürüdü.
O sırada plakçıda Gilbert Becaud’nun Marianne De Ma Jeunesse şarkısı çalıyordu.
Üzerinde uzun bir ceket vardı.
Başında da bir şapka…
Geceydi.
Yağmur damlaları hızlanmıştı.
Adam yürüyordu.
Yürüdü. Yürüdü.
Diğer elinde sigara yürüyordu.
Sokaklar ıssızdı.
Bir kadın geçti.
Elinde pembe şemsiyesiyle renk kattı.
Adam yürümeye devam etti.
Bir pencere açıldı.
Bir kadın elini gökyüzüne doğru uzattı.
Etrafa şöyle bir baktı.
Adamı gördü.
Pencereyi kapatmaya yeltendi.
Kapattı.
Adam yürümeye devam etti.
Bir sonraki sokağa geçti.
İki adam kavga ediyorlardı.
“Borcunu hemen ödemek zorundasın!”
“Size ‘Ödeyemem.’ dedim ya…”
“Ödeyeceksin!”
İşaret parmağını salladı.
Adam yürümeye devam etti.
Başka bir sokağa geçti.
Mahalle bakkalı tentenin altında çayını içmekteydi.
Adam yürümeye devam etti.
Bir apartmanın girişinde bir süre bekledi.
Aradığı ne varsa silinmişti.
Hiç’liğini Yok’ladı.
Gözyaşları yağmura karıştı.
Bekledi.
Bekledi.
Bekledi.
Neyi beklediğini kendisi de bilmiyordu.
Siyah beyaz bir filmin kahramanı gibiydi.
Elinde şemsiyesiyle yağmuru dinledi.
Yaşları yağmurla bir oldu.
Şemsiyesini kapatmıştı çünkü.
Kendini yağmura bıraktı.
Her damlayı içinde hissetti.
Damlalar gönlüne merhem oldu.
Gökyüzüne baktı.
Yaşlarla yağmur damlaları bir olmuş yaramazlık yapıyorlardı.
Şapkasını eline aldı.
Saçları da ıslandı.
Yağmur içine işlemişti.
Ama umursamıyordu.
Yağmurun onu sarmasına izin verdi.
Gece öylece sürdü gitti.

Dilara Pınar Arıç

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...