Damlalar

Gece Gündüz
A A

Damlalar

Elinde bardakla koltukla oturuyordu.
Arada suyu yudumluyordu.
Koltuk maviydi ve adamın gözleri de maviydi.
Tişörtü yeşildi.
Saçları önden seyrekti, burnu küçüktü.
Başı gövdesine göre büyüktü.
Elinde bardakla oynuyordu.
Düşünceliydi ama ne düşündüğünü bilmiyoruz.
Bir kadın geldi yanına, saçları siyah ve uzundu, gözleri kahverengiydi.
“Beyefendi, buyurun.”
“Elbette.”
Bir odaya geçtiler.
Bir kadın vardı.
Saçları ve gözleri kahveydi.
O da düşünceliydi, masasında oturuyordu.
Önünde bir defter, bir kalem ve su bardağı duruyordu.
Bir saat boyunca konuştular.
Adam odadan çıktı.
“Biz sizi ararız.”
“Peki, görüşmek üzere.”
Binadan ayrıldı.
Sokaklarda dolaşmaya başladı.
Sabah vakti, etraf çok canlıydı.
Yürüdü.
Yürüdü.
Görüşmeyi düşündü.
İyi mi geçmişti?
“Fark etmez.” diye düşündü.
Yürümeye devam etti.
Karşısına bir büyük timsah şeklinde canavar çıktı.
Eline kılıcını alıp ona saldırdı.
Dakikalarca dövüştüler.
Kılıcı karnına sapladı.
Ama bir şey olmadı.
Kılıcı gözüne fırlattı.
Bir gözü kör olmuştu.
Atladı.
Kılıcı çekti.
Öbür gözüne de kılıcı fırlattı.
Canavar kör olmuştu.
Hareket ediyordu ancak bocalamaya başladı.
En sonunda zıplayıp göğsüne sapladı.
Canavar bir süre sallandı.
Yere düştü.
Kılıcı geri çekti.
Sırt çantasına koydu.
Yürümeye devam etti.
Birkaç sokak geçti.
Bir gölge onu takip ediyordu.
Bir hayalet siluet geçti önünden hızlıca.
Bir an durdu.
Yürümeye devam etti.
Yine hızlıca önünden geçti.
Yürümeye devam etti.
Evinin kapısına geldi.
Anahtarla açıp içeri girdi.
Kapıyı kapattı.
Denize nazır koltuğuna oturdu.
Sehpanın üstündeki bardağı aldı.
Onunla oynadı.
Tam dalmıştı ki bir siluet önünden geçti.
Bir an şaşırdı.
“Migren yüzünden herhalde.” diye düşündü.
Ama değildi.
Tekrar bir siluet önünden geçti.
Ensesinde bir ürperti hissetti.
Hızla kalktı koltuktan.
Ayaktaydı.
Birden bir sürü siluet etrafında dönüyordu.
Hızlıydılar.
Siluetler onu sardı, sıktı.
Sıktı.
Bıraktı.
Hemen salonun mutfak tarafına geçti, buzdolabından bir bardak su aldı.
İçti.
Evin etrafında hayalet siluetler dolaşıyordu.
Saat 12’ye geldi.
İçlerinden bir siluet kaldı.
Bir kadındı.
Ona yaklaştı.
Çenesini okşadı.
Adam ona bakıyordu.
Tanıyacaktı ama…
Siluet evin etrafında dolaştı.
Eliyle gel işareti yaptı.
Adam ona yavaşça yaklaştı.
Siluet birden içine girdi.
Onu yukarı kaldırdı.
Evin açık penceresinden yukarı doğru havalandırdı.
Göğe doğru yükseldi.
Yüzünde bir şaşkınlık ve gülümseme vardı.
Siluet içinden çıktı, elinden tutarak onu yükseltti.
Gökyüzünde beraber dolaştılar.
Bulutların arasındaydı.
Mutluydu.
Sonra onu aldı; evine, yatağına yatırdı.
Yanağına bir öpücük kondurdu.
O an hatırladı onun kim olduğunu.
Siluet hızlıca uzaklaştı.
Başucunda duran karısının resmine baktı.
Bir damla yere düştü.

Dilara Pınar Arıç

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...