Yahut

Gece Gündüz
A A

Yahut

Yahut bir taş içinde
Fakirliğin yüz bir çeşidi
Aç, susuz, nefsi arzu ve ihtiras kokan
Cana susamış…
Zehri o harikulade damakta
Rüzgarın ehli şarkılarda
Yankılanan sarmaşık sıfatlar…
Avuç içlerim bulanır sudan çakma bir tere
Başım, darmaduman memleketimin binalarında
Derme çatma hayko bir kibarlıkta
Pınarlarımdaki senler birikmiş tabağımdaki artıklar da
Gecenin fısıltısını işitir oldum
Pembe pembe sönmek bilmeyen dudaklarında
Cihan yalvar yakar, gökler kıyametin iniltisinde
Bahtiyar nenelerin kınalı ellerinde
Taş ayrılır oldu ortadan bir ümitsizlikle
Yarı parçası kimsesize
Yarı parçası kimsesizliğimin akçe kokan dikenine
Bir kovukta iki sincap dadaşına dadaşır
Gözlerine tohum ektiğim, yaşanamayan yıllarıma filiz olan
Öyle ya da böyle
Gel gör ki kör bir ebe
Çığ gitgide ürkek bir lale oluyordu bekleyişte
Karanlığa giz bırakan yıldızım, notalarıyla ters düşüyor
Bekliyor, bekliyor…
Sadece akşam sefasının şehri bülbülünü tatmayı
Kaldırımda sek sek oynamak belki de
Çuvaldan giysilerde çıplaklığımı kapatmak
Çıplaklığıma hayran olmanı dilemek belki de
Şayet kapatmak değil, gizlemek
Tüm şahsıma mukadder eylenen mutasavvıflığı
Şayet çok bahtiyarım
Lüle bağların şemsinde
Şayet çok hüzünlü bir geceyim ki
Tüm gölgelerin koşuşturduğu uğultulu bir siste
Ölüme aç, intihara sevgi bilenmesini eyler halde…

Defne Avcı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...