Sadece Kızdım Oysa

Gece Gündüz
A A

Sadece Kızdım Oysa

Geceler gündüze ne denli uzak aslında. Oysa, oysa sadece saatler sonra aydınlık gökyüzünde parlayacak. Güneş doğacak, insanoğlu üremeye devam edecek; minicik ayaklı saf bebekler. Her şeyin var oluşu umut ve inanç. Peki ya hala bizlerle mi? Ben bilmiyorum. Ya sen, sence geceler çok mu uzak aydınlığa? Yusyuvarlak bir top. Bazı kısımları kahverengi, hafiften yükseltili, arada çalkantılı… Bazı yerleri ise masmavi, aynı suya düşen hayaller gibi, aynı boğulan insanlığı ölüme terk eden su gibi. Yine bir gece daha ve ben bir gece daha aydınlık arar dururum kaldırımlarda. Her yerde gölgeler, kocaman gölgeler. Edilen ahlaksız teklifler, tam cinsiyetimden damgalanan sözler, hep haysiyetsizler. Velhasıl susmayı yeğleyenlerden değildim. Gölgeleri yıkan bir çığlıktı benim ki, hayallerime seslenen, umutlarımı çağıran, sekiz yaşımı getiren, elinde karaladığı sayfalardan; birer onur, birer ahlak, birer saygı, birer özveri, birer hoşgörü, her şeyden önce birer kalp yapan ve bunların sonucunda bir insan arzusu.

Ben insan istiyorum etrafımda, ben kokuşmuş ağızlardan çok, hoş kelimeler döken bir dil, aklıyla yıldızları bile ikişer atlamadan birer birer sayan akıllar, yürüyen sağ ve sonra sol ayağımdan ritmik bir dans çıkmasını, ellerin havada şaklatmasını, yüzün simgesi ipin biraz yukarı, şey evet biraz daha soldan evet oldu, koca bir gülümseme… Nasıl anlatsam bilmiyorum ki. Beni ağaç dalından kopan bir yaprak misali düşleyin. Ailesinden kopuk, biraz başıboş, biraz saçma, biraz da deli belki. Şimdide çöl olarak varsayın beni. Suya hasret, güneşe doyumsuz. Tekrar bir yaprağım kimsesiz ama hala umutlu. Hangi dala uçsam beni istemiyor, sanki dışlıyor. Seni sararmış kuru. Tekrar bir çöl oldum uçsuz bucaksız evrende. Develer gelir geçer üstümden ama hep bir nefret. Arada böcekler dolanır yakıcı benliğimde. Hasretime dayanamaz masallardaki o yardım sever kaktüs. Ama inanabiliyor musunuz o bile vermiyor bir damla su kurak gönlüme. Ve yine yaprağım nereye yönelsem hep bir itiş. Savrulmaktan başka yaptığım başka bir şey yok.

Gel gelelim kaldırımlara, o gecedeki aha, ıslahattan sarhoş bir ayyaşa merhaba ve artık elveda. Biraz uzun bacaklarım olabilir, popom çıkık, belim ince. Dudaklarım boyalı bir kadife. Bu beni yapmaz bir fahişe. Kahkahalar aygın merak etme ben hala yerinde. Dedim ya sadece bir kızım. Hayat dolu kayıplarım ve elimde sarhoş olmama yetecek kadar kakaolu sütle. Sarhoş olsak gecelerce ve dans mı etsek gökyüzündeki pamuktan evlerde? Hadi ama çok daha fazlası var bende. Ne mi? Aydınlık işte… Şşş! O benim içimde işte, tek sorun gün yüzündeki perdede. Niye mi? Benimle dalga mı geçiyorsun seni ayyaş? Dedim ya işte sadece bir kızdım, biraz fazla başına buyruk ama bir orospu için oldukça adaplı olsam bile yetmemişti kimseye.

Sadece kızdım sen de kadın. Belki bir anne, belki bir çocuk, belki aşık bir genç, ne fark eder? Yaşam akıl fukaralarının zihninde hepimizi fahişe kılıyordu… Hadi ama susmaya devam edeceksin? Kaldır kırılmış onuru ve yap o aptalları birer meze!

Defne Avcı

Paylaşmak güzeldir...

Sol Göz Sağ Göz Giriş Baykuş
+ kaç yapar acaba? Cevap Bekleniyor
Şifremi Unuttum
Yükleniyor...